ZİLLETTEN !… İZZETE !..

İnsanlık prangalara vurulmuş,

En kuytu zindanlarda ölüme terkedilmiş,

Zalimlerin Mazlumların üstune çöreklendiği

Bu zamanda,. Bu coğrafyada,

Bir bedir, bir Çanakkale ruhuna ne kadar ihtiyacımız olduğunu gösterme adına;

Birlik ve beraberlik içerisinde,

Hakkı gaye edinerek dik duruş sergileyen yigitlere bu yazı (alıntı) ithaf olunur.

Sen arkadaş;

Dağ gibi olmalı yüreğin.

Seninle yeşermeli çöller.

Bitmemeli kavgan ve birde sevdan.

Sen; duymayı görmeyi öğretmelisin herkese. Aşkınla zincirleri koparıp,

Kurşun bakışlarında vurmalısın geceyi,

Bedir’in ışıltısını andırmalı gözlerin.

Aydınlık olmalı gözün, gönlün, yüreğin…

Ve Ammar’ ca olmalı direnişin…

Sen Dostum; İyi bilmelisin.

Durduğun yeri, duruşunu,

Neyin yanında, neyin karşısında olduğunu.

Ve artık aşkı kavgayı yaşamak için,

Dağlara gitmemelisin.

Sen aşkı ve kavgayı orta yerde bilmelisin.

Sen ki;

İnsanlar bir zulme uğradığı zaman

Dik duruşunla karşı durmalısın.

Haksızlık önünde eğilmeyip hakkınla beraber

şerefini ve haysiyetini de kaybetmemelisin.

Bakışlarında kartal yatan öfken,

Sevdandır biliyorum.

Azdık diye üzülmüştün meydanlarda,

Ama unutma ki;

Bazen o ateşi alevlendirmek için,

Küçük bir odun parçası yeterlidir.

Ya da koca bir gemiyi batırmak için,

Ufacık bir delik.

Ve her zaman büyük sonuçlar için,

Küçük başlangıçlara ihtiyaç vardır.

Üzülmemelisin bu yüzden…

Evet, gidenler oldu aramızdan.

Kayıp gidenler, bitenler.

Bizi değil kendini terk edenler.

Ama az azıkla çoğalarak gelenlerde oldu.

Bir daneyi bin başağa çevirenler,

Gemiyi batıranlar, Ateşi alevlendirenler. Unutmamalısın Dostum;

Denenerek, düşerek, kalkarak ama

Allah’ın ipine sımsıkı sarılarak,

Büyüteceğiz yarınlarımızı.

Ve dua ile gütmeliyiz, gütmelisin davamızı.

“Ya Rabbi rahmetinle dinlendir,

Kavrulan yüreklerimizi.

Ya Rabbi!

Bizi imtihanına karşı,

Gücünü kaybedenlerden,

Cesaretini yitirenlerden eyleme.”

Ve sen;

Dua ve ümit yüklü bulutlar takmalısın,

Çocukların uçurtmalarına

Ve öylece salıvermelisin,

Mavinin derinliklerine.

Umutları devşirmelisin

Ve yollarımızı aydınlatmalısın,

Gözlerindeki inanç ve kararlılık feneriyle…

Ve Sen Aziz Dostum; Var mısın?

Güneşi, Sıcak çeperinden kavrayıp,

Getirip koyalım sevdamızın başucuna.

Meşale tutalım ve Yusuf’u koyalım,

Yüreklerdeki zindanlara.

Ve yarınlar getirelim!…..

Sapanın ucunda; ayet taşıyan, taş tutan,

Ebabil kanatlı çocuklara…..!