Terör Ve Şiddet Demokrasimizi Tehdit Ediyor

AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili ve TBMM İçişleri Komisyon Başkanı Celalettin Güvenç, HDP’lilere yönelik açıklamasında, karanlık olayların aydınlanması, işkence, cinayet ve yargısız infazların önlemesi için demokratik siyaseti tercih etmeleri gerektiğini belirterek, Terör ve şiddetin demokrasiyi tehdit ettiğini söyledi. Meclis Grup toplantısında konuşan AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili ve TBMM İçişleri Komisyon Başkanı Celalettin Güvenç, HDP’lilere yönelik konuşma yaptı. Ülkede böyle bir demokratik hava, yumuşama varken HDP’nin bu önergeyi vererek kendisini şaşırttığını belirten Güvenç, terör ve şiddetin demokrasinin hızını keseceğini söyledi. Bu ülkenin gerçel demokrasiye ulaşmasını isteyenler meclis kürsüsüne çıkıp artık Türkiye’de silahın argüman olmadığını ve demokratik siyasetten yana olduğunu söylemesi gerektiğini vurguladı. Güvenç, Biz net bir şekilde dünyanın gözüne bakarak DAEŞ’e de, PKK’ya da, FETÖ’ya da her türlü şiddet yanlısı gizli sihirli yapıları olan yapılara karşı halk egemenliği diyoruz, demokrasi diyoruz, barış diyoruz. Sizden de beklediğimiz şey Kandil silahı bırakacak, Kandil silahı bırakmıyorsa, bu mecliste oturanlar buraya gelecek ve diyecek ki, “Silahın devri bitti. Artık burada demokratik siyaset yapacağız” diyeceksiniz. Bunu dediğiniz gün çözemeyeceğimiz hiçbir olay yok” dedi. ‘BU ÜLKENİN TEMEL SORUNU TERÖR VE ŞİDDET’ Türkiye’nin temel sorununun terör ve şiddet olduğunu ifade eden Güvenç, bu sorunun da ancak demokratik siyasetle çözülebileceğini kaydetti. Güvenç, “Bu ülkenin bir evladı olarak artık bu ülkenin önünün açık olduğunu ne yaparlarsa yapsınlar 21’nci asırda bu ülkenin başrol alacak ülkelerden biri olduğunu gösterdiğimizi ve bunun gururunu yaşadığımı ve bu acı olaydan da çok iyi sonuçlar çıkarabileceğimizi belirtmek istiyorum. Ülkede böyle bir demokratik hava, yumuşama, muhalefet arasında işbirliği yaşanırken doğrusu HDP’nin bu önergesinin beni şaşırttığını belirtmek istiyorum. Bu ülkenin temel sorunu terör ve şiddeti bitirmektir, bunda hemfikiriz. Terör ve şiddet demokrasimizin hızını kesmektedir. Demokrasimizi tehdit etmektedir. Geleceğimize karşı ciddi bir engel olmaktadır. Elbette demokrasi içerisinde terör ve şiddeti çözmek zorundayız. Bugün bu ülkede şiddete karşı demokrasi diye bağıran yüzde 50 bir halk iktidarı var. Bu ülkede baldıran zehri de olsa içerim diyen halkın seçtiği bir cumhurbaşkanı var. Bunu görmek zorundayız. Eğer karanlık olayları aydınlatacaksanız, eğer bu ülkede bir daha yargısız infazları, cinayetleri, işkenceleri önleyecekseniz demokratik siyaseti tercih etmelisiniz” şeklinde konuştu. ‘İNSANLAR ACILAR ÇEKİYOR’ Meslek hayatının 25 yılını bölgede geçirdiğini söyleyen Güvenç, orada ki insanların acı çektiğini belirtti. Güvenç, “Bu ülkenin gerçek demokrasiye ulaşmasını isteyenler geleceği birlik ve beraberlik olduğunu düşünenler bana laf atmayacak. Bu kürsüye gelecek Türkiye’de silahın argüman olmadığını, o devirlerin geride kaldığını silahlı çözüm olmayacağını ve demokratik siyasetten yana olduğunu burada söyleyecek. Biz net bir şekilde dünyanın gözüne bakarak DAEŞ’e de, PKK’ya da, FETÖ’ya da her türlü şiddet yanlısı gizli sihirli yapıları olan yapılara karşı halk egemenliği diyoruz, demokrasi diyoruz, barış diyoruz. Sizden de beklediğimiz şey Kandil silahı bırakacak, Kandil silahı bırakmıyorsa, bu mecliste oturanlar buraya gelecek ve diyecek ki, “Silahın devri bitti. Artık burada demokratik siyaset yapacağız” diyeceksiniz. Bunu dediğiniz gün çözemeyeceğimiz hiçbir olay yok. 1 Kasım’dan beri buradayız. Dikkatle izliyorum ve anlamaya çalışıyorum. Meslek hayatının 25 yılını bölgede geçirmiş bir insanım. İnsanların ne acılar çektiğini biliyorum. Her gün geride yetim bırakan şehit polislerin, askerlerin cenazesini kaldırıyoruz. Bölgede ki Kürt çocukları ölüyor. Bunlar ülkemize kan kaybettiriyor. Kürt siyaseti şiddet dışında demokrasi siyasete, sivil siyasete evirilmek zorunda. Evirildiğiniz an hiçbir karanlık nokta kalamayacak ve bu ülkenin demokrasisi tekâmül edecek. İşin özü budur” ifadelerini kullandı. ‘ŞİMDİ KİM KİM İLE İŞBİRLİĞİ YAPIYOR?’ 22 Temmuz 2015 günü Şanlıurfa’nın Ceylanpınar İlçesi’nde 2 polisin uykusunda şehit edilmesiyle alakalı olarak terör örgütü PKK’nın yazıştığı dokümanları okuyan Güvenç, sözlerinin devamında şunları kaydetti: “22 Temmuz 2015 olayının sabahı Baydemir, lütfen internete girin. ANF’nin Fırat Haber Ajansı üzerinden açıklaması var. Milletimizin huzurunda okuyorum. O açıklama şu şekilde: “HPG 2 polisi Apo’cu fedai timi cezalandırdı. 22 Temmuz 2015 günü bir Apo’cu fedai timi Suruç katliamına misilleme olarak bugün sabah 06.00 sularında Ceylanpınar’ında DAEŞ çeteleri ile işbirliği içinde olan 2 polise karşı bir cezalandırma işlemi gerçekleştirmiştir. Gerçekleştirilen eylem sonucunda Feyyaz Özsahra ve Okan Acar isimli polisler öldürülürken polislerin silah ve kimliklerine el konulmuştur.” Şimdi aynı gün CMK’nın 135’nci maddesine göre teknik takibi yapılan PKK terör örgütünün 2 elemanının konuşmaları şu şekilde: “ Ararat: Bu sabah 06.00’da Şanlıurfa’ya bağlı Ceylanpınar’da çevik kuvvete ait 2 polisi arkadaşlar vuruyor. 2’si de ölüyor. Üzerlerinde 2 tane silah alınıyor. Kimliklerine el konuluyor. Rojat: Tamam. Bak isimlerini vereyim. Feyyaz Özsahra bu Kırşehirlidir. 2’ncisi Okan Acar bu da Niğdelidir.” Şimdi ise ayın 29 Temmuz 2015’e gelindiğinde BBC Türkçe ‘den Mahmut Hamsi ‘ye konuşan KCK Dış İlişkiler sözcüsü AGİT, Ceylanpınar’da 2 polisin öldürüldüğü saldırıyı PKK’nın yapmadığını açıkladı. Bunlar PKK’dan bağımsız birimler. Yine AGİT’in açıklamasında, “ Bizim yaptığımız bir şeyden çekinecek halimiz yok” diyor ve bu dosyalara bakan hâkim ve savcılar FETÖ’den tutuklanıyor. Şimdi kim kim ile işbirliği yapıyor?”