TAKKE DÜŞTÜ KEL GÖRÜNDÜ II

“Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri gelince ne bir an geri kalırlar ne de bir an ileri gidebilirler.” (A’râf 7:34)

Dünyanın jandarmalığını yapıp şimdi de aynı işe soyunanlar, çok değil yakın tarihlerde bizde siyah köpeklerimize Arap ismini koyduranlar, bunları diğer ülkelerde haber yapıp bizi birbirimizden uzaklaştırdılar. Şimdi tüm kırgınlıkları bir tarafa atıp kardeşliğimizi ön plana çıkarma zamanı geldi. Ve ne gariptir ki bugün askerimiz Afrin’de bombalama yaptığında ses ne hikmetse Fransa’dan ve Almanya’dan geliyor. Unutmadan Sayın Cumhurbaşkanımızın da belirttiği gibi ‘bu batılıların söylemleri başka, eylemleri başka.’ Kesinlikle bunların sözlerine itibar edilmemelidir. Hatta bu batılı ülkelerin İslam coğrafyası üzerinde oynadıkları oyunların benzerleri bu ülkelerde oynanmalı ve onları kendi dertlerine düşünmeliyiz ki İslam coğrafyasıyla uğraşmaktan vazgeçsinler. Bugün birçok araştırma sonucundan Amerika’da nüfusun azımsanmayacak kadarının sokaklarda yaşadığını görmekteyiz. Yukarıdaki ayette her ümmetin bir eceli olduğunu Rabbimizin bize bildirdiğini gördük. Peki bu ümmetler ya da bu devletler neden yıkılır, nasıl yıkılır, yıkılmalarının sebepleri nelerdir? Yine vahiyden bakalım: “Nitekim, eğer Allah insanları zulümleri nedeniyle hemen cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde bir tek canlı bırakmazdı; fakat onları belirli bir süreye kadar ertelemektedir. Ama vadeleri dolduğu vakit, akıbetlerini ne bir an geciktirebilirler ne de çabuklaştırabilirler.” (Nahl 16:61). Bu ayetten anladığımız ‘Allah ihmal etmez mühlet verir.’ Yani zaman tanır ve tanıdığı zaman sürecinde toplumlar kendi gidişatını düzeltmezlerse işte burada başka bir olay devreye girer buyurun yine Kur’an’dan bir ayet: “Biz bir toplumun helakini dilediğimiz zaman (bilin ki süreç şöyle gelişmiştir: önce) o toplumun refah içinde şımarmış seçkinlerini yönetici yaparız; buna rağmen onlar orada kötülük işlemeyi sürdürürlerse, artık onlar aleyhindeki hüküm kesinleşir: bunun ardından Biz de orayı yerle bir ederiz.” (İsrâ 17:16). Şimdi dostlar bu batılı ülkelerin ve Amerika’nın yöneticilerine şöyle bir bakıp biraz tefekkür edelim. Sanki bir çoğu bu ayete tıpatıp uyuyor. Rabbim zalimlerin tükenişini arttırsın.

Bu yazımızı da bir dua ile bitirelim: Rabbim yeryüzünde senin rızan için mücadele eden mümin kardeşlerimize yardım eyle. Onlara zafer müyesser eyle. Rabbim zalimlerin tükenişini arttır. Rabbim bizden nasıl razı olacaksan öyle bir hayat yaşamayı bize nasip et. Rabbim neslimizden sana secde edenler çıkar. Rabbim neslimizden âlimler, liderler, önderler, imamlar çıkar. Rabbim bize kendinden başkasına el açtırma, kendinden başkasına boyun eğdirme. Ancak sana kulluk ederiz ve ancak senden yardım dileriz. Sen bağışlamayı seversin, bizi bağışla. Bizi affet. Amin.

“Hiçbir ümmet, ecelini ne öne alabilir, ne de erteleyebilir.” (Mü’minûn 23:43).

Selam, dua ve dua talebiyle.