TAASUP

Taassup, herhangi bir delile dayanmadan bir fikre körü körüne bağlanmak demektir. Bağnazlık olarak da ifade edilebilir. Bu gün maalesef sormadan, sorgulamadan biri veya birilerinin arkasına düşülerek bir hayli büyük bir örgüt oluşumundan dolayı 15 Temmuz darbe girişimi yaşanmıştır. Hem de sözde İslam adına hareket ediyor bu olayı gerçekleştirenler. Oysa İslam kısaca ‘seni öldürmeye gelen sende dirilsin’ der. Burda hiç bir günahı ve vebali olmayan insanların üzerine nasıl kurşun sıkıldığını ya da bomba atıldığını anlatmayacağım. Bunu herkes yeteri kadar gördü. Benim asıl burda söylemek istediğim olay şu; Bakıyorsunuz Allah Resulü (sav); “Ey kızım Fatıma, sakın babam peygamber diye bana güvenme.” derken adamlar sanki cenneti parsellemişler ve istediklerine peşkeş çekiyorlar. Gel bize kurtul, diyorlar. Oysa Allah Resulü, hiç kimseyi kendine çağırmıyor bilakis Allah’a çağırıyordu. Yani bir nevi ‘bana değil kendine gel’ diyordu. Günümüzde ise islami cemaat, tarikat veya grupların çoğunda ‘kendine gelme bize gel.’ fikri hakim. Yapmayın. Bu kendisine çağıran insanlar da sizin gibi ölümlü yani aciz. Sonra yukarıda bahsettik, Resul kızına ‘bana güvenme’ diyor. Bunlar kim? Haşa bunlara bizim bilmediğimiz ayetler mi gelmiş? Yok böyle birşey sevgili dostlar. Hakikat olan Allah’ın ayetleridir. Hakikat olan Resülün getirdiğidir. Bu gün piyasada din adına bir sürü kıssa anlatılıyor. Maalesef bunların bir çoğunun dinle alakası yok. Olmadığı gibi bal gibi şirk kokuyor. Bir örnek verelim mesela; Bunlar uçuyor veya gaybı biliyor ya. Oysa Allah Resulü Mekke’den Medine’ye hicrette deve sırtında gidiyor. Yoksa o kerametini ortaya koymamak için mi böyle yaptı diyorsunuz? Allah ayette “De ki: Size ben ne ‘Allah’ın hazineleri bana aittir’, ne de ‘Gaybı ben bilirim’ diyorum; yine size, ‘Ben bir meleğim’ de demiyorum: Benim görevim, sadece bana bildirilene uymaktır! De ki: Hiç görmeyenle gören bir olur mu? Siz hala düşünmeyecek misiniz?” (En’âm 6:50). Allah, peygamberine bildirmediğini size bildirdi değil mi? Ya da haşa ‘oda kim’ mi diyorsunuz?

Bakın doslar yarın mahşer de kimsenin kimseye faydası olmayacak. “Ve öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse, kimsenin cezâsını çekmez (borcunu ödemez); kimseden şefâat (aracılık, iltimas) da kabul edilmez; kimseden fidye de alınmaz ve onlara hiçbir yardım yapılmaz.” (Bakara 2:48). Bu ayetler ortada buradaki sıkıntımız Allah’ın kitabının üstüne koyduğumuz kitaplardan bir türlü Allah’ın kitabına sıra gelmiyor. Soralım ve sorgulayalım, çünkü bu bizim ebedi geleceğimizi ilgilendiriyor. “Unutmayın ki, göklerde ve yerde kim/ne varsa hepsi Allah’a aittir. Dahası Allah’tan başkasına ilahi nitelik yakıştırarak yalvarıp yakaran kimseler gerçekte ona uymuş olmuyorlar, sadece kendi zanlarının peşinden gidiyor ve yalnızca sürü güdüsüyle hareket ediyorlar.” (Yûnus 10:66). Biz sürüler gibi hareket etmeyelim inşallah. Unutmayın, Allah kimseye zulmetmez sizin başınıza gelenler kendi ellerinizle yaptıklarınızdandır. Eğer iman ettiğimizi iddia ediyorsak önce nüzul sırasına göre Rabbimizin bize gönderdiği mesajlara bir göz atalım. Çünkü yarın Rabbimizin huzuruna vardığınızda o bize falana filana niye uymadın, demeyecek. ‘Neden benim sana başucu kitabı olarak gönderdiğim mesajlara uymadın?’ diyecek.

Vakit geçmeden kendimize gelelim. Selam dua ve dua talebiyle.