SON DARBEDEN BUGÜNE

Son darbe girişiminin üzerinden bir yıl gecti. Eğer darbe gercekleşseydi ne olurdu?
Allah korusun her şeyden önce darbe, kısa tabirle ‘sigarasını yakmak için koca bir ülkeyi yakma’nın adıdır. Darbe akşamı TRT’de darbe bildirisi okunurken geçmişte yaşadığımız 1980-12 Eylül darbesi ve bin yıl süreceği söylenen yirmi sekiz şubat darbesi gözlerimin önüne geldi ve düşündüm! Peki bu kendini bilmez, gözünü kan bürümüş, masum halkın üzerine hiç düşünmeden kurşun sıkan, kendilerine vatanı koru diye emanet olarak verilen çok afedersiniz ama kaba tabirle kıçındaki dona kadar bu millettin alın teri ve bilek gücüyle kazanıp devletine vergi olarak verdiği paralarla alınan silahlarını kendi vatandaşına çeviren, kendisine emanet verilmiş uçakla millettin meclisini bombalayan sütü bozuk hainler başarılı olsalardı ne olurdu? Bir kere en iyi ihtimalle bir hafta sokağa çıkma yasağı olurdu. Bu gün insanların evlerinde kaç günlük yiyeceği var hiç düşündünüz mü? Ya kazanımlar, yaptığınız ticaret ne olurdu? Ya devletin hali? En iyi ihtimalle kendilerine muhalefet gördükleri düşünür, bilim adamı, STK temsilcisi ya da toplumun önde gelenlerini muhtemelen göz altına alıp yerinde yatamayasıca (Evren) gibi davranılsaydı. Hani diyordu ya ‘bir sağdan bir soldan asıyorduk, haksızlık olmasın diye netekim.’ Belki bu darbe ebedi sürmeyecekti ama hatırlayın Yahya Demirel gibileri bu ülkenin paralarını çuvallarla başka yerlere kaçırırken götürdüğünü hatırlayın. Otuza yakın bankanın içinin nasıl boşaltıldığını, daha düne kadar bu ülkenin patenti kendisine ait bir çivisi bile olmadığı halde elde edilen her kazanımın yok olduğunu. Maalesef insanların emekleri bir gecede hiç ediliyordu. Hatırlayın ve unutmayın.
Yine aynı senaryo, birileri fakirleşirken birileri köşeyi dönecekti. Elhamdülillah bu millet buna müsaade etmedi. Canını ortaya koyarak hem de. Ey darbeciler bu taktik yemiyor artık başka kapıya.. ama burda şunu da hatırlatmakta fayda var özellikle darbe kalkışmasından sonra geçen bir yıllık süre de bu darbe girişiminin sonucu olarak toplumda güven azaldı kimse kimseye güvenmez oldu benim burdan çağrım şu bu toplumu yöneten siyasetçi si akademisyeni sivil toplum kuruluşları gelin hep beraber politikayı ( yalan söylemeyi bırakalım) hep beraber siyaset yapalım yapamayaycağımız sözleri söylemeyelim. “Onların kablerinde hastalık vardır. Allâh da hastalıklarını artırmıştır. Yalan söylemelerinden ötürü onlara acı bir azâb vardır.” (Bakara 2:10). Yoksa bu ayet bizi ilgilendirmiyor mu?
Unutmadan buradan darbeye karşı durup direnenlere teşekür ediyorum. Allah bu topraklarda bir daha böyle şeyler göstermesin.
Bir kaç kelime de olsa son günlerde malum çevre, ülkemizde misafir olan Suriyeliler üzerinden algı operasyonu yapıyor. Sakın bu algıya kapılmayalım. Hani biz müslümandık hani biz misafirperverdik hani biz “komşusu açken kendisi tok yatan bizden değildir” diyen bir peygamberin ümmettiydik. İslamdan mı çıktık yoksa?
Her zaman olduğu gibi bu günde bir ayetle yazımızı sonlandıralım inşallah; “Gel sen Allah’ın sana verdiklerini doğru yolda harcayarak ahiret yurdunun (mutluluğunu) ara, üstelik dünyadan da nasibini unutma! Allah’ın sana iyilikte bulunduğu gibi, sen de (başkalarına) iyilik yap ve sakın ola yeryüzünde haddi aşarak bozgunculuk edeyim deme: çünkü Allah bozguncuları asla sevmez!” (Kasas 28:77).
Ya Rab bu millete vahdet ver, Ya Rab yeryüzünde senin rızan için mücadele edenleri muzaffer et, zalimlerinse tükenişini artır. Amin. Dua ve dua talebiyle .