ŞEYTAN VE DOSTLARI 2

Bu hafta da şeytan ve dostlarını incelemeye ve tanımaya çalışalım. Yer yer belirttiğim gibi bu gün ölüm gelip bizi bulursa, Rabimizin bizi hesaba çekeceği yegane kitap Kuran’dır. Yani bize rengimizi, boyumuzu, soyumuzu, meşrebimizi, hocamızı, şeyhimizi sormayacak. Soracağı tek şey; ‘Sana Resul yoluyla ulaşan mesajıma ne kadar uydun? Bu mesajları Resul nasıl anladı ve hayata taşıdıysa sen de onu örnek alarak hayata neden taşımadın?’ diyecek. Burda şu anlaşılmasın hocanın, şeyhin, alimin gereği yok demiyorum. Ama anlatılanların delili sorulmalı. Eğer anlatılan Kuran’a ve Nebiye ters değilse mesele yok. Ama birileri Nebi adına uydurulan şeyleri söylüyorsa orda sorun vardır. Gel bize, kurtul diyorsa orda sorun vardır. Çünkü Nebi kimseyi kendine çağırmadı, Allah’a çağırdı. Dolayısıyla bana, bize değil kendinize gelin diyordu. “Kızım Fatıma sakın babam peygamber diye güvenme.” diyen bir peygamberin ümmetiyiz.

“Faiz yiyen kimseler, başka değil sadece şeytanın dokunarak aklını çeldiği kimse gibi hareket ederler: Çünkü onlar Alışveriş de faiz gibidir derler. Oysa ki Allah alışverişi helal, faizi haram kılmıştır. Her kim Rabbinden kendisine nasihat gelir gelmez bu işe son verirse, evvelki kazançları ona, onun hakkında karar vermek de Allah’a kalır. Her kim de dönerse, içerisinde kalıcı oldukları ateşe mahkum olanlar işte bunlardır.” (Bakara 2:275). Ben bilmiyordum diyenlere ve bu konuları bu ümmete anlatmakla yükümlü olduğu halde ‘olsa da olur olmasa da olur’ gibi şeylerle geciştirenler de en az bilmeyenler kadar sorumludur diye düşünüyorum. Sebebi ise kamuoyu verilerine göre bu toplumun yüzde doksan küsürünün bir şekilde faize bulaştığıdır malesef.

“Yine Allah’a ve ahiret gününe inanmadıkları halde mallarını sırf gösteriş olsun için harcayanları da (sevmez). Can yoldaşı şeytan olan kimse ne kötü dosta sahiptir!” (Nisâ 4:38).
Şeytanın dostlarının bir özelliği de sırf bir yerlere yalakalık olsun diye beş kuruşluk dağıtıp ellibeş kuruşluk reklam yaparlar. Yaptikları iyiliği reklam olsun diye yaparlar. Oysa iman edenler hem açık hem gizli infak ederler ve karşılığını da sadece Rabbinden beklerler.

“Sana ve senden önce indirilenlere iman ettiğini sananlara bir baksana! Birbirlerini (İlahlık rolüne soyunan) şeytani güç odaklarının hakimiyetine çağırmakta bir sakınca görmüyorlar; oysa onu inkar etmekle emrolunmuşlardı. Nitekim şeytanın tek arzusu, onları derin bir sapıklığa itmektir.” (Nisâ 4:60). Başka bir özellikleri de Allah’a değil başka şeylere çağırmak. İlah kavramını araştırıp öğrenmesi gerekir her iman iddiasında bulunanın.

“İman edenler Allah yolunda, inkar edenler de şeytani güçlerin yolunda mücadele ederler. O halde, Şeytan’ın dostlarına karşı mücadele edin! Unutmayın ki Şeytan’ın hilesi kesinlikle zayıftır.” (Nisâ 4:76)ç. İman edenler her işlerini Allah için yaparken şeytanın dostlarını ise Allah rızası dışında heryerde görebilirsiniz.

“Şeytan sarhoşluk veren şeyler ve şans oyunlarıyla sizin aranıza düşmanlık ve kin tohumları saçmaktan, Allah’ı anmak ve namazdan alıkoymaktan başka bir şey istemez: öyleyse siz, hala vazgeçmeyecek misiniz?” (Mâide 5:91). Şeytan ve dostları sizi yoldan çıkarmak için ne gerekiyorsa onu yaparlar.

Başka bir yazıda devam etmek duasıyla. Kalbinizin sahibine emanet olun.