ŞEYTAN BEN’İM

Herkes, yapmış olduğu (iyi veya kötü) her şeyin karşılığını tam olarak görecektir. Allah, onların yaptıklarını en iyi bilendir. Zümer 70

 

Nedenini tam anlayamadığım zihnin daraltıcı yorgunluğu sonucu ağrıyan başım, kalbim gibi paramparça olan dağınık uykularımla cebelleşirken bedenim; Yüreğim de baş ağrılarımı iyileştirip kendi başını ağrıtmak istemedi galiba!

 

Savaş ve ölümlerin ardı arkası kesilmeyen dış dünyadan, iç dünyamda pek farksız değil yani.

Çok sıkkınım, TNT den beter infilak edebilirim.

Biliyorum, Dünyada alışılmayacak bir şey yok ama ben bunlara alışamadım işte.

Ne yapayım? Ne edeyim? Bilemiyorum!

Tüm insanlık adına kendi şahsımda ağlamak istiyorum ama buna dahi müsaade etmiyor ne hayat, nede hayatta bulunanlar.

 

Son zamanlarda yaşanan bunca terör ve savaş sonucu zulüm kokan katliam sahnelerini görüp/duyunca lanet okuma acizliğinde bulunan ben, “İnsanları tanıdıkça hayvanları seviyorum.” Söylemince tiksiniyorum benden ve insanım diyen beşerden.

“Şeytanda kim oluyor. BEN varken!”  sözünü realiteye dönüştüren şu zavallımahlûkların yaşadığı ve yaşattığı zulüm ve vahşetler karşısında, ağlayan ve sızlayan mahlûklara da şunu derim; “Sizde, Akıttığınız gözyaşı sellerinde boğulacaksınız.”

 

Ölümü bile arzulatan, ölümden daha beter olan bunca şeyler başımıza geldiği halde hala ne yapıyoruz? Gündemlere takılıp peşinde sürüklenmekten ve taraf olarak kendi haklılığımızı ortaya koymaktan ve zırvalamaktan öte ne yapıyoruz?

Yok, birlik olmamız lazım?

Yok, mezhepçilik tuzağına düşmeyelim?

Yok,zulme karşı çıkalım?

Yok, muhtaçlara ve mazlumlara yardım edelim?

Yok, zalime karşı duralım?

Laf… Laf… Laf… Başka bir şey yok…

 

Samimiyet ve Ahlaktan yoksun;

Yalnız kendi doğrularını doğru gören…

Hüseyin elbisesine bürünmüş Yezitler düşüncesinde hareket eden…

Ölümler ve söylemler üzerinden çıkar ve rant hesaplarında boğulan…

Tanrılarına dokunulunca kanat takılan miskin kedi misali canavarlaşanlar…biz insanlar değil miyiz? Tabi adına insan denilirse…

 

Allah’ını değil Allah’ı bilmeyen zalimden merhamet beklemek beyhudeliğinde bulunma sonucu değil midir tüm bu yaşadıklarımız?

Biliyorum bazıları şunu diyecektir; “Biz yaşamıyoruz ki bunları, diğerleri yaşıyor.”

İşte asıl mesele bu değil mi?

Başkasını kendi görmemek veya görememek!

 

Sözlerime hümanistçe gösterilerle, acizliğin ifadesi lanetlerle devam ederek;

Yaşam alanlarında bunca zulüm, vahşet ve katliamı; gücü kaybetmeme adına yapanlara,

Yaşam alanlarında savaşarak buna zemin hazırlayıp duygu sömürüsüyle bunu fırsata çevirip; haklılık ve rant sağlamaya çalışan/lara“yazıklar olsun.” diyorum.

Hiçbir şey, masum bir cana kıymayı haklı ve meşru gösteremez.

Ey İnsan/lar; Birazcık insanlığınız kaldıysa, savaşları bitirmek için hesap yapmadan fedakârlıkta bulunursunuz? Kaldıysa tabii…

Kalmadıysa eğer ölüden farksızlar. Ölün bari