RABBİNİZ KİM?

Bu gün insanlığın içine düştüğü en büyük tehlike şirktir. Öyle şirk deyince aklınıza dikili taşlar, ağaçtan ya da yontma taştan yapılmış şeyler geliyor. Hatırlayın yeryüzüne gelmiş firavunları, nemrutları.. Bunların hiç birisi ene Allah (Ben Allah’ım) demiyordu; ene rabbike diyorlardı. Hatta  yerlerin ve göklerin yaratıcısı Allah’tır, diyorlardı. Bu söylemleri İbrahim (as) ile Nemrutun ya da Musa (as) ile firavunun arasındaki söylemlerde görebilirsiniz. Gelelim Allah Resulüyle Mekke’de başlayan mücadeleye. Şöyle bundan bin dört yüz sene  öncesine yolculuk yapalım. Daha nübüvvet gelmemiş, Kabe orada, içinde üç yüz altmış küsür put. İşin esas garip tarafı puta tapanların hiç birisinin Allah’a itirazları yok hatta Kabeye beytullah diyenler de bunlar. Ve insanlar buraya hacı olmaya geliyorlar. Gelen hacılara muşrikler su, yemek hatta temiz elbisesi olmayanlara temiz elbise veriyorlar. Daha garibi bunların birde telbiyeleri var. Hani bizim hacca ya da umreye giderken ihramla başlayıp Kabeyi görene kadar söylediğimiz “Lebbeyk Allah’ümme Lebbeyk Lebeyke la şerikeleke lebeyk innel hamde vel ni’mete leke vel mülk la şerike.” Bunu da söylüyorlardı ama bir eklentileri vardı oda şuydu “yarabbi senin eşin benzerin yok, bir kişi var o da bizim put. Zaten o da senin.” Yani kısacası yeryüzünde hiç kimsenin Allah’a itirazı yok, peki neye itiraz var? Rabbe. Bu yüzden olsa gerek ilk sure “Rabbin adı ile oku.” Daha garip olanı Mekke’de inen surelerin içinde üç kere Allah lafzı geçiyorsa yedi kez Rabb lafzı geçiyor.

“Allah’ın peşi sıra, hahamlarını ve rahiplerini (bilginlerini alimlerini) -tabi ki Meryem oğlu Mesih’i de- rabler edindiler. Oysa ki tek bir ilahtan başkasına asla kulluk etmemekle emr olunmuşlardı; (O ki), O’ndan başka ilah yok; ve O onların putlaştırdıkları her şeyden beri ve yücedir.” (Tevbe 9:31)
Allah dışında birini Rabb edinmek nedir? Adiy b. Hatem Hz. Peygamberin (sav) bu ayeti okuduğunu duyunca Ama biz onlara tapmıyoduk ki diye itiraz eder. Adiy b. Hatem daha önce Yahudi olan birisidir.) Hz. Peygamber şu tarihi cevabı verir siz onların helal dediğine helal haram dediğine haram dermiydiniz? der.  Adiy b. Hatem; Derdik ya Resulullah der. Resulullah’da ‘işte bu onları rab edinmektir’ der.  (İbni kesir ve Taberi de geçen nakil).
Peki burda alimlerin ve önderlerin durumu ne olmalı? Sadece Allah’a çağırmalı, eğer birileri sizi kendine ya da kendilerine çağırıyorsa kimse kusura bakmasın Allah Resulü kimseyi kendine çağırmadı. Hatta kendinize gelin, diyordu. Bana gelin demiyordu. O sadece kendisine vahyolana uyuyordu.
“Ve eğer (Peygamber) kısmen dahi, söylemediğimiz sözler uydurarak Bize isnat etseydi, (Hâkka 69:44)
onu sağ kolundan şiddetle yakalar (Hâkka 69:45)
ve şah damarını kesip (başını) koparırdık (Hâkka 69:46)”
“De ki: Ben peygamberlerin ilki değilim; kendime de size de ne yapılacağını asla bilmiyorum; ben sadece (vahyi) olduğu gibi beyan eden bir uyarıcıyım.”(Ahkaf 46:9)

“Bu, insanlık için bir mesajdır: Artık onunla uyarılsınlar ve bilsinler ki biricik ilah O’dur: nihayet derin kavrayış sahibi olanlar, bunu hatırdan hiç çıkarmasınlar!” (İbrâhim 14:52,)

Selam ve dua talebiyle.