PROFESÖRÜN ÇAY İKRAMI

Bir gün profesör talebelerini evine çay içmeye davet eder. Güzelce bir cay demler, talebe sayısı kadar tepsiye çay bardağı koyar. Ama çay bardaklarının her biri farklı farklıdır. Kağıt bardaktan en güzel çay bardağına kadar her biri farklıdır. Çayı bardaklara doldurur, tepsiyi ortaya bırakır ve haydi cocuklar caylarınızı alın der. İlk çayı alan bardakların en güzelini alır ve en son profesöre görüntüsü en kötü olan bardak kalır. İşte bu sırada profesör soruyu patlatır, ‘Çocuklar amacınız çay içmek mi yoksa bardak kapmak mı?’

Derdimiz ne? Ne yapıyoruz? Sadece görüntü güzel diye israf ettiğimiz paralarla neler olur hiç düşündük mü? Sadece para mı… zaman israfı, emek israfı, insan israfı. Ya da israf ettiğimiz paralarla kaç yetim kaç öksüz doyar hiç düşündük mü? Ben bazı Afrika ülkelerindeki durumu gördüm, sizin bir masada verdiğiniz parayla oralarda dört kişilik bir aile bir ay çok rahat gecinebiliyor. ‘Bize ne, onlar da çalışsın’vdiyebiliriz. Evet onlar çalışıyor ama iş bulabilirlerse. Orda bir doktorun maşı sadece yüzelli dolar, bir işçinin günlük yevmiyesi sadece iki dolar. Batılılar oraları öyle bir sömürmüşler ki oralarda yaşayan batılılar evlerini korkudan demir kafesler icine almış durumda. Oysa mezara mı götürecek? Götürse idi Karun götürürdü. Hadi Karun gecmişte kaldı diyelim. Ya Vehbi Koç, mezarında bile rahat bırakmadılar, üvey evladı mirastan payına düşeni almak icin -sanırım DNA testi icin- mezarından çıkardılar. Peki ya Sabra ve Şatilla kasabı Şaron’a ne demeli, onu da cok sevdiği İsrail Devleti masraf çok oluyor diye hastaneden attırdı. Evet ey ağalar beyler sizedir sözüm; Çok yaşayın az yaşayın, elbet bir gün gelecek ölüm. Neyi beğenmiyorsunuz ya da nerenizi beğenmiyorsunuz? Hadi beğenmediğiniz yerlerinizi değiştirin, dünyayı verseniz gücünüz yeter mi? Oysa Allah size ücretsiz verdiği göz, kulak, el, ayak icin sizden kölelik değil sadece kulluk istiyor. Kulluğun başı ise paylaşmak. Korkmayın paylaşınca bitmez, artar. Çünkü Allah öyle diyor.

Ey bu toprakların zenginleri, siyasileri, para başında oturanlar bakın Dünya’nın en zenginlerinden olan Rockfeller öldü. Hem de iki sene önce ‘ikiyüzüncü yaş gününü kutlayacağım’ diyordu. Bilmem kaç kez kalp, böbrek ve ciğer nakli yaptırdığı halde ölüm onu da buldu. Hepimiz öleceğiz. Unutmayalım ki en akıllı insan ahiretine yatırım yapandır. Çok fazla lafa gerek yok. Şöyle bir düşünün eğer onbeş temmuz darbe girişimi gercekleşseydi kimin neyi kalırdı? Belki de bir çoğumuzun kazanımları giderdi. Unutmayalım ki infak ihtiyacı olanın ihtiyacını karşılamak içindir. Bir diğer karşılığı ise kendimizi, varlığımızı korumaktır.

“Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı yapışın ve birbirinizden ayrılmayın! Ve Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman iken kalplerinizin arasını uzlaştırdı da, O’nun lutfu sayesinde kardeşler oldunuz; ve siz ateşten bir çukurun kenarındaydınız da, sizi oradan kurtardı! İşte bu şekilde Allah size mesajlarını açıklar ki doğruyu bulasınız.” (Âl-i İmrân 3:103). Bu ayet kapak olsun. İnsanlığın başka çaresi yok. Biz araca değil amaca bakalım inşallah.
Selam, dua ve dua talebiyle.