PAZARCIK’TAN YETİŞMİŞ YA DA PAZARCIK’TA GÖREV YAPMIŞ ÖĞRETMENLERİMİZ (MUALLİMLERİMİZ) -2

Pazarcık Havadis Gazetesinde 5 ay önce başlayan “Pazarcık’ta İz Bırakmış Şahsiyetler ve Manevi Değerlerimiz” yazı dizisinde geçen hafta “Pazarcık’tan Yetişmiş ya da Pazarcık’ta Görev Yapmış Öğretmenlerimizi (Muallimlerimizi)” dilimizin döndüğünce ve aklımızın erdiğince hatırlattık. Ve geçen hafta şöyle bir söz sarfetmiştik: “Pazarcık’ta görev yapmış ya da Pazarcık’tan yetişmiş tüm Öğretmenlerimizi tamamıyla ve hepsini bir bütün olarak hatırlamamız mümkün değildir. İsmini unuttuklarımız elbette olacaktır. Şimdiden, bu hususta noksanlığımız olursa özür diliyorum” diye sesleniştim.

Evet geçen hafta isimlerini belirtmeyi unuttuklarım Öğretmenlerimize (bu hususta şahsıma iletilen ya da sonranda aklıma gelen Öğretmen isimlerine de) bu hafta yer vermeyi düşündüm. Bu isimleri şahsıma bildiren ve ben bu hususta ikaz eden tüm Hemşehrilerime de hassaten teşekkür ediyorum:

Süleyman Kapıdere (Pazarcık E. İlköğretim Müdürü), Hüseyin Kendirlik (Ortaokul Müdürü), Cevdet Alperen (Pazarcık Sağlık Meslek Lisesi Kurucu Müdürü), İsmail Sarpkaya, Latif Gümüşoluk (Pazarcık İmam Hatip Lisesi Müdürü), Mehmet Yavuzatmaca (METEM Müdürü), Hayati Görkem (Sosyal Bilgiler), Tacim Atasever (Pazarcık Atatürk Anadolu Lisesi Müdürü), Adil Çoraplı (Kahramanmaraş’ta Öğretmen), Hüseyin Yılmaz (Narlı Çok Programlı Anadolu Lisesi Müdürü) ve Mustafa Yenitaş (Tarihçi Yazar).

Geçen hafta isimlerini belirttiğim ve bu hafta da yukarıda isimlerine yer verdiğim Öğretmenlerimizle birlikte elbette tüm Öğretmenlerimizi hatırlamış olmuyoruz. Elbette yine noksanlıklar ve unuttuklarımız vardır. Haydi hayırlısı diyelim. Ben cümlesine sağlık ve selamet diliyorum. Ahirete irtihal eden Öğretmenlerimize de Yüce Rabbimden rahmet diliyorum.

Bu yazı vesilesiyle şu hususu önemle arz ediyorum: “Öğretmenlerimizin hakkı ödeşilmez. Öğretmenlerimiz saygıyı ve sevgiyi hak eden değerli varlıklarımızdır.” Hz. Ali (ra) Efendimizin bir veciz sözde belirttiği gibi, ben de “bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” diyorum. Tabi burada öğretmen ya da muallim denildiğinde bu kavramları çok geniş düşünmeliyiz. Yeri gelir Camii’deki bir Hoca ve İmam da bir öğretmen ve muallimdir. Yeri gelir çok yaşlı ve tecrübeli bir aydın insan da etrafına ve gençlere örnek olur ve onlara bir şeyler öğretme gayreti içerisinde olursa, o da bir öğretmen ve muallimdir.

Öğretmen ve muallim dedik de esasında, öğretmen ve muallim arasında çok önemli bir fark vardır. Öğretmen öğretendir. Muallim bilen ve alim demektir. Ben öğretmen kelimesinden çok muallim kelimesini seviyorum. Çünkü muallim kelimesinde çok daha fazla ağırlık ve ehemmiyet var. Öğretmen kelimesi, muallim kelimesine göre çok basit ve soyut

kalıyor. Öyle öğretmenler var ki, yalnızca öğretendir, alim ve bilen değildir. Halbuki her öğretmen aynı zamanda birer muallim yani alim olmalıdır.

Sevgili Peygamber Efendimiz (asm) bir hadis-i şeriflerinde “Ben ancak bir muallim olarak gönderildim” buyurmaktadır. Sevgili Peygamber Efendimiz (asm) muallim sıfatıyla insanlara iyiliği, doğruluğu, ilmi, fazileti, hakkı ve adaleti göstermiş ve öğretmiştir ve kendisi de bizzat örnek olmuştur. Öyleyse, bir öğretmenin muallim olması için, ilmi öğretecek ve kendisi de insanlara ilim yolunda örnek olacaktır. Tüm öğretmenlerimizin muallim olmasını dilerim.

Geçen sene Pazarcık İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü organizasyonunda “Kendini Bilmek, Kendini Tanımak ve Değerlerine Sahip Çıkmak” konulu Söyleşi ve Şiir Dinletisinde görev almıştım. Bu söyleşi ve şiir dinletisi geçen sene aşağıda belirtilen tarih ve saatlerde aşağıda ismi belirtilen Liselerde gerçekleştirilmiştir.

1-Pazarcık Anadolu Lisesi, Tarih:12.12.2016, Saat:09.30-11.30

2-Pazarcık Anadolu İmam Hatip Lisesi, Tarih:12.12.2016, Saat:13.30-15.30

3- Pazarcık Narlı KİPAŞ Çok Programlı Anadolu Lisesi, Tarih:13.12.2016, Saat:09.30-11.30

4- Pazarcık Atatürk Anadolu Lisesi, Tarih:13.12.2016, Saat:13.30-15.30

5- Pazarcık Mesleki ve Teknik Eğitim Merkezi (METEM) Tarih:14.12.2016, Saat:09.30-11.30

6- Pazarcık Sağlık Meslek Lisesi ve Pazarcık Fen Lisesi, Tarih:14.12.2016, Saat:13.30-15.30

Yukarıdaki isimleri belirtilen Lise öğrencilerine yönelik gerçekleştirilen sözkonusu Söyleşi ve Şiir Dinletisinde en duygulu anlardan birisi eski ismiyle Pazarcık Lisesi ve yeni ismiyle Pazarcık Atatürk Anadolu Lisesinde yaşamıştım. Bundan 35 yıl önce, yani 1982 yılında adıgeçen Liseden mezun olurken yazmış olduğum “Elveda Lisem” adlı şiirim (2006 yılında çıkardığım şiir kitabında da mevcut olan bu şiirim) aradan 35 yıl geçtikten sonra yine aynı lisede öğrenciler tarafından okundu. O şiirimi 35 yıl önce (yani şiirimi yazdığım yıl) seslendirmeyi çok istemiştim. Ancak kısmet olmamıştı. O şiirim aradan uzun bir zaman geçtikten sonra seslendirildi. Demek ki, halis ve samimi niyetler er-geç yerini buluyor.

Değerli Öğrenciler, niyetinizi saf, halis ve samimi olarak belirleyin ve Yüce Rabbimiz (cc) den isteyin. Mutlaka o niyetinize er-geç vasıl olur ve hedefinize ulaşırsınız. Ancak, yukarıda da belirttiğim gibi, niyetiniz saf, halis ve samimi olmalıdır. Gençlere burada bir tavsiyede daha bulunuyorum: “Hayatınızda empatiye her daim yer verin. Empati size huzur verir. Ani ve fevri hareketlerden de kaçının. Ani ve fevri hareketlerde size zarar verir.”

Evet, şimdi “Elveda Lisem” adlı şiirime burada da yer veriyorum:

ELVEDA LİSEM * 1982 yılında Pazarcık Lisesi için yazıldı.

Elveda Lisem, Elveda Lisem.

Gün geldi, şimdi ayrılık vakti. Merhaba hasret, merhaba özlem,

Artık seninle tanışmak vakti. Acı, tatlı ve güzel günlerim. Neşem, kederim ve sevincim. Bir tanem benim, herşeyim, Artık senden ayrılmak vakti. Tatlı evim, benim mutlu odam, Vefakâr sıram, siyah tahtam, Güzel bahçem, huzurlu köşem, Şimdi maziye gömülmek vakti. Serin koridor, tatlı, şirin bina, Neşe ve sevinç getirirdi cana, Karışırdık biz binbir heyecana. Artık anılardan kopmak vakti. Her günün, her günün başkaydı, Neşeyle ya da kederle doluydu. Hepsinde de başka bir tat vardı. Şimdi bunlardan ayrılmak vakti. Bazan darılır, bazan barışırdık, Bazan gülüşür, bazan ağlaşırdık, Ey en güzel dostluk ve arkadaşlık, Artık sizlerden ayrılmak vakti. Öğretmeniyle ve öğrencisiyle, Neşesi, sevinci ve kederiyle, Acı, tatlı ve güzel günleriyle, Bir bütünden kopmak vakti. Unutamam ben o güzel günleri. Ne neşeyi, ne sevinci, ne kederi. Son bulan, son bulan bu defteri, Artık, artık, artık kapamak vakti.

Bu şiirimle birlikte şunu ifade etmeliyim ki, insan öğrenciyken pek öğrenciliğin kıymetini bilmez ve bir an önce hayata atılmak ister. Halbuki en güzel ve en neşeli günler öğrencilikte saklıdır. Öğrenci Kardeşlerim, öğrenciliğin kıymetini bilin ve derslerinize çalışarak gelecek güzel günlere hazırlık yapın. Bu nasihatimle birlikte, hepinize sağlık ve başarılar diliyorum.

Evet, geçen hafta yazımızda belirttiğimiz birt çağrıyı bu yazımızın sonunda da tekrarlıyorum: Gelin, Pazarcık’tan Yetişmiş ya da İlçemizde görev yapmış Öğretmenlerimizi 24 Kasım 2017 günü Öğretmenler Günü’nde Pazarcık’ta bir araya getirelim ve geçmiş güzel günleri bir kez daha yadedelim. Ben teklifimi buradan yetkililere (Pazarcık Kaymakamlığı ve

Belediye Başkanlığına) sundum. Geçen hafta seslendirdiğim bu çağrıya olumlu sevaplar geldi. Pazarcık’ta yeni kurulmuş olan Küçükbağ (Bağdın-ı Sağir) Eğitim ve Kültür Derneği yetkilileri bu organizasyona maddi ve manevi olarak destek vereceklerini ifade ettiler. Hayırlısı ile kısmet olur inşallah.

Ahmet SANDAL