PAZARCIK İSTASYONU BENİM GÖZÜMDE HEP ÇOCUKTUR

Ailenizdeki bazı insanlar hiç büyümez. Bazı şeyler de hep gözünüzde aynı kalır. Mesela, evin en küçük çocukları aradanonlarca yıl geçse de hep ailede küçük kalır ve sanki 10 yaşındaymış gibi ilgi görür. Mesela, çocukluğunuzun geçtiği sokak, gezip oynadığınız mahalle de sizin gözünüzde hep aynı değere sahiptir. Pazarcık İlçesinde bir tren istasyonu var. İşte o istasyon da benim gözümde hep çocuktur. Hiç büyümez o çocuk. Küçüktür, Pazarcık İstasyonu. Çocukluğum kadar küçüktür. Eskidir, Pazarcık İstasyonu, çocukluğumdan daha eskidir. Pazarcık İstasyon binasının yapım tarihi, eğer yanlış hatırlamıyorsam 1941 ya da 1942 olacak.Şimdi, niye yazdım bunları? Nereden aklıma geldi? Niye güncelden koptum da, nostaljik bir yazı kaleme aldım? Bunlara bir resim neden oldu. Pazarcık İstasyonun bir resmini gördüm ve aklıma çocukluğum geldi. Çocukluğumdan nice güzel izler saklar Pazarcık İstasyonuSakin ve kendi halinde bir mekandır.
Bazen telaşlı.
Bazen heyecanlı.
Bazen sevinçli.
Bazen hüzünlü.
Bazen kavuşmalara tanıklık etti.
Heyecanlandı.
Bazen de ayrılışları gördü. Hüzünlendi.
Çocukluğumuzda Pazarcık İstasyonunda az oynamadık az. Çocuklar için park yeri gibiydi. Makasları uzaktan kumanda ile açmakta kullanılan makas telleri üzerine çıkar yaylanırdık. İstasyonun haşin ve sert bekçisi Memiş Emmi’yi uzaktan bir gördük mü, yağlardık tabanları, koş Babam koş. Hızlıca kaçardık. Nefes nefese kalırdık. Eve kendimizi zor atardık. Memiş Emmi’den çok korkardık çok. Memiş Emmi’ye yakalanmışlığım yok benim. Birkaç çocuk arkadaşımın yakalandığını bilirim. Memiş Emmi’den korksak da, Pazarcık İstasyonunda neşelenirdik çoğu zaman. Yoktu ki Pazarcık’ta o vakitler, çocuklar için oyun alanları. Sene 1975-1980 arası. Beş yıl. Çocukluğumun en tatlı dönemi. Sonra büyüdük. Liseli, üniversiteli olduk. Üniversiteyi bitirdik. İşe girdik.
Bir zamanlar oyun oynadığım Pazarcık İstasyonuna denetimegeldim. Çünkü,Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nda, (kısaismiyle TCDD’de) Müfettiş olmuştum. Memiş Emmi karşımda pür dikkat, olanca ciddiyet içindebekliyordu.“Müfettiş Beğ, Müfettiş Beğ” diyerek.Ben ise yine mahcup ve yine çocuksu tavırla Memiş Emmi’yekarşı saygıda kusur etmedim.
O da hatırladı, ben de hatırladım Pazarcık İstasyonundaki kovalamaca içinde geçen günleri. Gülüştük. Bu vesile ile Memiş Emmi’ye sağlık ve selamet diliyorum.Yaşlıdır diye düşünüyorum.
Biz de yaşlandık. Ancak Pazarcık İstasyonu hep çocuk kaldı. Büyüdüm, TCDD’de işe girdim. Pazarcık İstasyonu hiç büyümedi. Yine eski çocuksu tavrıyla karşıladı beni. Yine en içten, em samimi haliyle bağrına bastı beni Pazarcık İstasyonu. Pazarcık İstasyonundan az mı trene bindik. Az mı seyahat ettik. En çok da Söğütlü Durağına gittik. Sakarkaya, Göynük taraflarına giderken, Pazarcık İstasyonundan biner, Söğütlü Durağında inerdik. Pazarcık İstasyonu yerine duruyor da, Söğütlü İstasyonu yerinde durmuyor. O durak artık yok. Trenler orada durmuyor artık. Bir durağın işlevini yitirmesi ve artık yolcular tarafından kullanılmaması da çok hüzün verici bir durum. Pazarcık İstasyonundan bir de Konya’ya seyahat ettiğimi hatırlıyorum. Doğu’ya da sefer eyledim Pazarcık İstasyonundan. Önce Malatya’ya. Malatya’dan aktarmayla ta Tatvan’a ve oradan da feribotla Van’a gittiğimi hatırlıyorum. Çocukluğumda Pazarcık İstasyonundan bu seferleri yaptım. Konya’ya da, Van’a da Hemşireolan Ablam’ı ziyaret için gitmiştik. TCDD Müfettiş olarak çalışırken de Pazarcık’ta istasyondan çok yolculuk başlattım. Ancak, uzun zamandır bu istasyondan yolculuk
yaptığımı hatırlamıyorum. Uzun zaman oldu ayrı kaldım Pazarcık İstasyonundan. Zaten bu ayrılıktan dolayı resmini görmem yetti. Duygulandım ve bunları yazdım. Sözü uzatmaya gerek yok. Pazarcık İstasyonu benim gözümde hep çocuktur. Pazarcık İstasyonu benim çocukluk arkadaşım. Buradan yetkililere sesleniyorum. Benim çocukluk arkadaşıma iyi bakın. Benim çocukluk arkadaşımı üzmeyin ve tertemiz ve bakımlı olarak gelecek nesillere de ulaştırın. Vesselam.