ÖZGÜRLÜK EDİNDİ KÖLELER…

Kendimi susturup, kendimi dinlemeye başladığım an, ne istediğimi soruyorum kendime… Bilmiyorum aslında…
Allah(cc)tan ne istiyorsun diyorum kendime. İçimdeki benden bir cevap alamıyorum, alıyorum aslında ama ne istediğimi bilmiyorum, bir şey istemekten korkuyorum.
Sanki isteyeceğim her şeyin bana bir yük olacağını, Kendimi kınayacağım pişmanlıklar getireceğinden çekinir gibi bir şey sanki…
Ne istediğimi bilmemek ve şaşırmak!
Durmadan mutluluğu söylemek istiyor dilim, varmıyor ki söylemeye yüreğim…
Mutsuzları düşününce yığınla kelimeler, dilime küfrediyor yüreğim…
Onca mutsuz, mahrum, mazlumun içinde mutluluğu seslendirdiğimde mutluluğun onu hak etmediği mi söylediğini duyar gibi oluyorum.
Fani mutluluğun ne faydası olur ki; içinde sakladığı elemden başka…
Buna da mutluluk dense tabi..
Bilmiyorum ne istesem! Hayırlısı demekten başka bir şeye çıkmıyor bu bilmecenin sonu…
Bir şeyler oluyor bana… Hem bir şeyi istiyorum hem istemiyorum, Hem korkuyorum hem seviniyorum…
Allah’ım! Şaşırıyorum bu ne? Okuyorum ardından yine okuyorum sonra bir daha…
Oku… Oku… Okuyorum ama sanki okumuyor beynimi siliyorum. Şaşırıyorum.
Allah’ım! Okudukça daha da şaşırıyorum. Okudukça içimde daha bir çelişiyor, çeliştikçe çelişkiyle çelişiyorum. Durmadan önümdeki cehalet büyüyor, bildiğimi sandığım şeylerde kayboluyorum bir bir…
Bir hiç, bir bilgisizliğe dönüyorum okudukça… Soru-cevap oyununu oynuyor birileri içimde…
Bir soruya bir cevap, bu cevaba bir soru ve bu soruya bir cevap daha…
Durmadan sürüyor bu oyun, hiç bitesi gözükmüyor. Sonsuzdan geliyor sanki dönüp bakıyorum, sonsuzun zaten sonu yok…
Allah’ım! Şaşıyorum, bu oyunun sonu var mı? Susuyorum susuyor ruhum. İçimdeki birilerinin bu oyununu izlerken gittikçe artıyor susuzluğum.
Rabbim! Bu gözyaşı mı yoksa içtiğim? İçtikçe susadığım. Susadıkça içtiğim… Bilemiyorum. Allah’ım! Yardım et… Sana inanıyorum, Tek bildiğim senin varlığın. Sen varsın, Yücesin, İlim-hikmetin sahibi…
Evet, belki bundandır, Benim bu şaşkınlığım.
Dur diyorum durmuyor, git diyorum gitmiyor, Ne desem dinlemiyor bu yürek…
Ha öldürdü ha öldürecek beni bu serkeş at… Dizginleri yok ki; bu vahşi atın.
Aldı beni götürdü özgürlük denizine…
Çöllerde Susuzluk çeşmesine zincirlenmiş zihin kölesi ben; Özgürlükler edindi vahiyden.
Sözlerimin beni kuşatan buğusuna kimin bir şeyler karalayabilecek kudreti var?
“Allah’tan başka.” cesaretini dedirten… Özgürlükler edindim ben. Vahiyden.!