MİLLETVEKİLLERİNDEN DEMOKRASİ ÇADIRINA ZİYARET

Artık bu aşamadan sonra daha dikkatli olmamız gerekiyor. Pazarcık’ta Alevisi, Sünnisi, Kürdü Türkü hep bir arada yaşıyor. birlikte yaşamanın en güzel örneklerini sergiliyorlar.

Bizim birlik ve beraberliğimizi bozmak isteyen ortaya nifak tohumları serpen fitneciler boş durmayacaklardır. Bunlara karşı uyanık olmak zorundayız. Bizi birbirimize düşürmek için çeşitli provokasyonlara başvuracaklardır. Sizlerden istediğim bunlara karşı birlik ve beraberliğimizi bozmayalım bunlara fırsat vermeyelim” derken şöyle devam etti:

Bu günler içinde yapmamız gerekenlerin başında hep beraber topluca el ele kol kola Cemevlerini ziyaret edip bir çaylarını içmeliyiz. Sohbet etmeliyiz.  Alevi vatandaşlarımızı camiye davet edip cami bahçesinde ağırlayarak sohbet ederek çeşitli ikramlarda bulunmamız gerekiyor.  Alevisi Kürdü Türkü Çerkezi, Sünnisi hep bir arada olursak herhangi bir durumda birbirimizi suçlamayacağız. Suçlayamayacağız. Bileceğiz ki bu istenmeyen işler provakötörlerin işi. birlik ve beraberliğimizi bozmaya çalışanların işidir diyeceğiz.

İslam coğrafyasında 100 yıldır  ülkemize karşı oynanan oyunlar var.  Ülkemize karşı Irkçılık oyununu sahneye sürdüler. Araba dediler sen Arabsın. Kürde dediler sen Kürtsün, Araba dediler Osmanlı seni 500 yıldır ezdi, sömürdü yeter artık dediler. Kürde Kürtçülük yap, Türk’e Türkçülük yap dediler. Bu milletlerin arasına nifak tohumları ektiler.

Hiç kimse anne babasını seçme hakkına sahip  olmadığı gibi ırkını seçme hakkına da sahip değildir. Ben Sünni Türk’üm, komşum Kürt. Komşuma saygı duyuyorum. Allah öyle yaratmış. Kadim den beri bu coğrafya da beraber yaşıyoruz. Yaşamaya da devam edeceğiz. Yaşamak zorundayız. Ekmeğimizi bölüşmek zorundayız. Geleceğimizi beraber planlamak zorundayız.

MEZHEPÇİLİK YAPMAYIN

Mezhep sahibi olmak başka bir şey, mezhepçilik yapmak ayrı bir şey. Elin adamlarına mezhepçilik yaparak malzeme vermeyeceğiz. Böyle yaparak bizleri ayrıştırmaya çalışıyorlar. Biz bunlara meydan vermeyeceğiz.adcs

ŞİDDET KÜLTÜRÜNDEN VAÇGEÇMELİYİZ

Biz çocuklarımıza sahip çıkmak zorundayız. Neden arkadaşlar kendi aralarında birbirleri ile çeşitli sebeplerle kavga etsinler. Kurşun sıksınlar. Bu provotörler bizi, ırkçılıkla mezhepçilikle birbirimize düşürmeye çalışıyorlar. Herşeyi yapıyorlar. Irak’ta, Libya’da, Mısır’da, Suriye’de, Afganistan’da öyle yaptılar. Kardeşi kardeşe, komşuyu komşuya, babayı oğul’a düşman etttiler.

Ölmek öldürmek yok, bunu çocuklarımıza öğretmek zorundayız. Meselelerimizi oturup konuşarak, tartışarak çözmeliyiz, ve inanıyorum ki çözeceğiz. Herkes birbirinin inancına, diline, yaşayışına saygı göstermek zorundadır. Bu ülkenin kurtuluşu bundadır, Bunları yaptığımız zaman yeni yapılacak provakosyanları boşa çıkarmış olacağız.

Biz bunu başaracağız, artık millet uyandı. Bu milleti küçük görenler, parçalamak isteyenler, çeşitli hesap içerisinde olanlar şaşkınlık içerisine düştüler. Bu birlikteliği, beraberliği tahmin edemediler, hesaplayamadılar. 15 Temmuzda ortaya çıkan bu zafer bu milletin birliğidir, beraberliğidir. Bu birlik ve beraberliği bozmaya da hiç kimsenin gücü yetmeyecektir.”

“Türkiye bu coğrafyada istikrar abidesi bir ülke. Çok ciddi bir devlet geleneğine sahip. Sağlıklı bir şekilde işleyen bir demokrasimiz var. Bu girişim, Türk milletine yapılmış bir darbedir. Mevcut hükümete karşı değil, direkt olarak Türk milletine karşı yapılmıştır. Bugün itibarıyle çok ciddi bir tehlikeyi atlattık. Milletin üzerine bir oyun oynandı, millet kendisine oynanan bu oyunu bozdu.”

Darbenin, kendilerince bir hedef seçen FETÖ/PDY’nin terörist yaklaşımının ortaya çıkardığı bir netice olduğuna vurgu yapan Çitil, “Saraya darbe yapmak istediler. FETÖ yapısının yargı ayağı ile bir netice almak için çok uğraştılar. Bu olmayınca yapının emniyet ayağı ile bir yere varmak istediler. Hamd olsun bu da olmadı. TBMM, Cumhurbaşkanımızın ve hükümetin üst üste almış olduğu kararlar neticesinde, darbe girişimine kalkışanlar, darbe tarihini erkene almaya çalıştılar. 15 Temmuz’da yaşanan darbeye de, halk izin vermedi” dedi.   “Millet iradesi seçimlerle el değiştirir”

Demokrasilerde millet iradesinin seçimlerle el değiştirdiğini ifade etti.

Burada bir ümidi olmayan her halükarda iktidarı elde etmek isteyen bu grupların son çare olarak silahlı kuvvetlerin içinden üzerine asker elbisesi giymiş olan bir terörist grubun darbe girişimidir. Bizi adeta dünyadan soyutlamak, tecrit etmek üzere yapılmış bir hamledir. Türkiye bu darbe girişimi ile çok ciddi bir sıkıntıyı atlatmıştır. Çünkü tecrit olacak, içine kapanacak olan Türkiye’nin bir anda sanayisi, ticareti çökecek, her türlü kazanımı yok olacaktı. Bu, bilerek hedeflenmiş bir davranıştır.”

Bombalar atıldığında meclis görevini yaptı. Darbelere karşı tüm siyasi partilerimiz ile birlikte milletin hukukunu koruduk. Türkiye’de güzel bir tablo ortaya çıktı. Tüm partiler, 16 Temmuz’da toplanarak ortak bir bildiri yayımladılar. Demokrasinin yanında yer aldılar. Cumhurbaşkanımız, başbakanımız, meclisimiz asla ve asla ‘acaba’ demedi. Tavırlarını net olarak ortaya koydular. Millet de bu çağrıya icabet etti ve darbeyi yapmaya çalışanlara ‘biz size böyle bir yetki vermedik’ dediler. Şehitler verdik, bedel ödedik ama memleketimizi çok büyük bir tehlikeden kurtardık. Türkiye’nin ‘üçüncü dünya ülkesi’ olmasına izin vermedik. Burada Cumhurbaşkanı, Başbakan, Meclis Başkanı ve en önemlisi halk el ele verip bu olaya ‘dur’ dediler. Halk, darbe girişimini püskürttü. Darbe girişimini yapanlar hukuka teslim edildi. Türk adaleti onlar hakkında gereken cezayı verecek.”

“Bu millet artık uyandı”

Başkan Erkoç, yaptığı konuşmasında, “Bunlar 17­-25 Aralık’ta bir hukuk darbesine girişmişlerdi. Polisin teşkilatına sızmış bir grup terörist ile adaletin içine sızmış bir grup terörist, beraberce bir operasyon yapmışlardı. Şimdide askerin arasına girmiş bir grup terörist ile yaptılar bunu. Biz, 17­-25 Aralık’ta hukuk darbesinden sonra zaten 30 Mart’tan bu yana gerekli hassasiyeti gösteriyorduk. Sadece Büyükşehir olarak değil, Kahramanmaraş’ımızın genelinde bunlarla ilgili tavrı zaten ortaya koymuştuk. Sivil Toplum Kuruluşlarına karşı, bunları temsil eden Fethullah çetesinin adamlarına karşı tavrımızı o günden bu yana koymuştuk. Bunların panzehiri millettir. Yani cuntacılara karşı en önemli duruş; milletimizin birlik ve beraberliğidir. Şimdi Türkiye’yi temsil eden tüm siyasi partiler, Kahramanma-raş’ımızın tüm siyasileri hep bir olduk. Biz, milletçe böyle bir birlik ve beraberlik içinde olursak; bu milleti tankla tüfekle kimse sindiremez. Uçaklarla sindiremez, hamdolsun. Silahlı kuvvetleri-miz de bunları temizleyecektir, temizliyorlar da. İnşallah birlik ve beraberliğimizi arttırdığımız-da, bu meydanlardan dünyaya mesaj verdiğimizde, artık hiç kimse buna cesaret edemez” diye konuştu.

Milletin uyandığına işaret eden Başkan Erkoç, “Artık bu millet ayağa kalktı. Allah’a hamdolsun. Bu millet, tarihte olduğu gibi, geçmişte olduğu gibi artık uyuyanlar uyandı. Artık milli irade, yani sizlerin yetki ve kararı ortada. Artık güçlü Türkiye var. Milli Türkiye var. Yeni Türkiye var. Hamdolsun geleceğine sahip çıkan asil bir millet var. Cuntacıya, çeteye, teröriste geçit vermeyen asil bir duruş var. 15 Temmuz’dan bu yana; bu Fethullahçı cuntacı teröristlerin yaptığı

alçakça saldırı karşısında aziz milletimiz, birlik ve berberlik içinde omuz omuza iman dolu göğsüyle durmakta. Türkiye’miz, 15 Temmuz’dan bu tarafa ayakta. Edirne’den Van’a, Muğla’dan Kars’a, aziz milletimizle omuz omuza birlik ve beraberlik içerisindeyiz. İnşallah gelecek günler daha güzel olacak. Birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendireceğiz. Bu milletin içine sızmış olan bu çetecileri de hep beraber ayıklayacağız” dedi.

Cuntacıların hiçbir zaman başarılı olamayacağına dikkat çeken Başkan Erkoç,  “Bu milletin toplarını çalan, uçaklarını çalıp bu millete saldıran, yüce Türk ordusu içerisine sızmış olan bu teröristler, hamdolsun birlik ve beraberlik karşısında vermiş olduğumuz cevapla hepsi eriyip gitti. Paramparça oldu. Birlik ve beraberliğimiz sayesinde tüm Türkiye omuz omuza. 78 milyon insanımız, omuz omuza. Bu bir işgal girişimiydi. Bu memlekete, sizin yetki ve sorumluğunuza yapılan kasıttı. Çünkü bu milletin cumhurbaşkanını siz seçmektesiniz. Türkiye Büyük Millet Meclisindekileri siz seçmektesiniz. Bizleri, meclis üyelerini, muhtarları siz seçmektesiniz. Karar verici olan sizlersiniz. Bu Türkiye’yi daha güçlü hale getirmekte. İşte bundan rahatsız olan, sözün ve kararın millette olmasından rahatsız olanlar, sizlerden bu yetkiyi çalmaya çalışıyorlar. Sizin yüzde 52 ile seçtiğiniz Cumhurbaşkanını; canını, kanını bizim

geleceğimize, Türkiye’ye adamış olan Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın hayatını kast etmeye çalıştılar. Alçaklar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne kast etmeye çalıştılar. Sivil insanlara saldırdılar. Kurtuluş Savaşı’nda bu ülkeyi işgal edenlerin bile yapmadığı bir saldırı içinde oldular. Alçak hırsızlar, çaldıkları uçaklarımızla, tanklarımızla; bizlere, bu millete saldırdılar. Ama Allah’a şükürler olsun. Onlara geçit vermedik. Yetkimize ve seçtiklerimize sahip çıktık. Kararımızın arkasında durduk. Bugün tüm dünyada bu aziz milletin aziz duruşunu takdir etmekte. 100 yıl önce ülkemiz işgale uğradığında; ama hamdolsun o zamanda bu asil milletin evlatları ayağa kalktı ve bu zamana kadar coşku ile dalgalanan ay yıldızlı bayrağımız dalgalanmaya devam etti. Bu arada basına da çok teşekkür ediyoruz. Allah razı olsun. Cuntacılar bu darbe girişimine karşı basında çok önemli bir rol oynadılar. Ulusalda, yerelde basın mensuplarımız, gerçekten kahramanca görev yaptılar. Onlara da sizin aracılığınızla çok teşekkür ediyorum” cümleleri ile tamamladı.