KARŞILIĞI CENNET OLAN İBADET; SALİH AMEL

Nedir karşılığı cennet olan ibadet? Vahyi incelediğimiz zaman şunu görüyoruz, hasenat ve salihat. Nedir bunlar ve ne anlama geliyor?

“Kim (Allah huzuruna) iyilikle gelirse ona getirdiğinin on katı vardır…” (Enam 60). Evet kim bir iyilikle Rabbinin huzuruna varırsa bire on ecrini alır. Aslında bu ayetten anlaşılan hasenat sahipleridir. Yani tabir yerindeyse kendine iyi olanlar. Hani halk arasında derler ya namazında, niyaznda, islamın beş şartını yerine getirip ne eksilten ne artıran insanlar. “Kiminiz doğruyu bulmuşlardan olacak. Ah! ne (mutlu) kimselerdir doğruyu bulmuş olanlar!” (Vâkı’a 8). Kısacası iman edenler.

Ama başka birşey daha var ki, ona da rabbimiz salihat diyor. “(Hayırda) önde olanlar, (ecirde de) öndedirler.” (Vâkı’a 10). Peki hayır nedir? İkinci, üçüncü kişilerin faydalanacağı işler ve bu işlerin karşılığı. Eğer Allah’tan beklenerek yapılırsa ne olur, buyrun: “Ancak hatadan dönen, Allah’a iman eden ve salih amel işleyenler müstesna. İşte bunlar cennete girecekler ve en ufak bir haksızlığa uğratılmayacaklar.” (Meryem 60). İşte Salih amelin karşılığı.

Malum son günlerde Somali’de bir kıtlık olduğu haberleri geliyor. Sadece kıtlık değil insanlar temiz suya ulaşamıyor. Temiz su olmayınca birçok hastalık ortaya çıkıyor. Bize ne düşer esasen bizim için güzel bir fırsattır bu olaylar. Hani Medine’de bir kuyu olayı vardır, bilenler bilir ama bilmeyenler için bir hatırlayalım:

“Hicretten sonra müslümanlar Medine’de içme suyu sıkıntısı çekmeye başladı. Şehrin içme suyu kaynaklarının başında gelen Rûme Kuyusu’nun sahibi olan ve bazı rivayetlerde yahudi olduğu bildirilen kişi kuyunun suyunu satıyordu. Resûlullah ona ücret almaktan vazgeçmesini teklif edince geçim için başka bir gelirinin bulunmadığını belirterek bunu kabul etmedi. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem, kuyuyu satın alıp müslümanların istifadesine sunacak şahsa bu hizmetine karşılık olarak cennetin verileceğini, bütün günahlarının bağışlanacağını, kendisine cennette bu kuyudan daha güzel bir su kaynağının verileceğini bildirdi (Buhârî, “Müsâķāt”, 1, 74; Tirmizî, “Menâķıb”, 57; İbn Sa‘d, I, 392). Hz. Osman, Rûme Kuyusu’nu satın almak istedi. Sahibi tamamını satmaya yanaşmayınca yarı hissesini alarak kuyuyu nöbetleşe kullanmak üzere onunla anlaşma yaptı. Daha sonra ortağı kendi hissesini de satmak isteyince tamamını aldı ve müslümanların kullanımına sundu. Kaynaklarda Hz. Osman’ın Rûme Kuyusu’na 20.000, 30.000, 35.000 veya 40.000 dirhem ödediği rivayet edilir.”

Evet dostlar neden bizim de bir rume kuyumuz olmasın? Sonuçta o kuyudan da insanlar su içiyordu, bu gün bizim Somali’de açtıracağımız kuyudan da insanlar su içecek. Hem de bu gün açılacak kuyulara Somali halkının çok ihtiyacı var. Bu kuyular öyle otuzbin kırkbin dirhemlere değil, onbeşbin TL gibi bir rakama mal oluyor.  Kuyu açtırıp üzerine de isminizi yazdırabilirsiniz, bu işi yapan vakıflar var. Eğer bu konuda adım atmak isterseniz bana ulaşmanız halinde sizin adınıza bu kuyulardan bir tane ya da daha fazla açtırabilirim ve sizi de kuydan ilk suyu çekmeniz için oraya gönderebilirim. Unutulmamalıdır ki akıllı insan ahiretine yatırım yapandır. Hem zaten son yüzyıllara bakınca bizler Salih amel işlemeyi unutmuş gibiyiz oysa ecdadımızın tarihte yaptığı o kadar çok vakfedilmiş eserleri var ki… Biz bunlarla övünürken bizden sonraki nesil de bizim yaptıklarımızla övünsün. Unutulmamalıdır ki kimse ahirete Salih amelden başka birşey götürmüyor, bizde götürmeyeceğiz. Ama kazandığımız malımızı Salih amele cevirebiliriz; yapmamız gereken ertelememek yoksa yarın çok geç olabilir.

Selam, dua ve dua talebiyle.