KADIN VE FİTNE 2

Allah’ın bizler için yarattığı güzellikleri yeterli bulmayıp harama ve yanlış yollara sapmanın, sadakati ve doğruluğu kaybetmenin cezası yine Rabbimizin belirtmesiyle cehennem ateşinde yanmaktır. Güzellik, letafet, alım gibi sıfatlara haiz olmak kadınların yaradılıştan gelen özelliklerindendir. Her güzel güzelliğini sever, muhafaza etmek ister ve bozulmasını istemez. Madem hakikat budur ve madem güzellik bir nimettir, O halde nimete şükretmek icap eder. Şükür edilen nimet manen artar. Şükür edilmezse o nimet değişir, değersizleşir, çirkinleşir.

Evet, “Ben müslümanım, ehli iman bir hatunum.” diyen bir hanım; güzelliğini günahları kazanmak ve kazandırmaktan, O güzelliği çirkin ve zehirli bir sonuca tebdil ettirmekten, o nimeti nankörlük ederek azap sebebi bir surete çevirmekten bütün kuvvet ve kudreti ile kaçması lazımdır. 

Fani beş on yıllık güzelliği bakileştirmek yani ebedileştirmek için meşru bir tarzda kullanmak gerekir. Böylece Rabbin nimetine hakiki manada şükür edilmiş olur. Eğer bu yapılmaz ve nimete nankörlük edilirse ömrün çoğu zamanında nefret ve dışlanmışlığa maruz kalınarak ölünceye kadar ümitsizce ağlayıp acı çekmek mukadderdir. Müslüman hanımlar, İslam terbiyesi dairesinde Kuran adabı ile süslenerek maddi olan güzellik nimetini manen de takviye ederek onu dünya ve ahirette kalıcı kılacaklardır. 

Kadın özgürlüğü savunuculuğu perdesi altında faaliyet gösteren bir takım kesimler kendilerine ait basın yayın organlarıyla Kuran’ın tesettür emrini ve hanımların hürmetini Allah için savunan Kuran talebelerine saldırarak fikren çürütmek istiyorlar. Malumdur ki İslami terbiyeye muhalif kişiler kadınları kullanarak İslami yaşantıyı hedef alıyorlar. Bu ifsad çevrelerinin saldırı ve iftiralarının önüne geçmek için bilhassa kadınlarımız okumalı, ilmi ve dini bilgisini arttırmalı, takva ve terk-i kebair ile manen yükselmelidir. 

Her müminin görevi Allah’ın emirlerine uyup yasaklarından kaçınmaktır. 

Selam ve muhabbetle.