İTİKAF

Arapça karşılığı Akif olan itikaf; kendini kapatmak, bağlantıyı kesmek, sadece düşünmek anlamlarına geliyor. Allah birçok ayette insanları öğüt almaya, düşünceye, akletmeye davet ediyor. “Kur’anı öğüt almak için kolaylaştırdık. Düşünüp öğüt alan yok mu?(Kamer-17). Bu sadece bir örneği o ayetlerin. Bu ve buna benzer onlarca ayette hep düşünceye davet ediyor yüce yaratan, ama bu gün insanı hayatın dağdağası (koşuşturması) içinde ne kadar çok kazanır ve ne kadar tüketirim, nerden kazanır nerde harcarım gibi farklı öncelikler kuşatıyor. Evet işte tamda burada ip kopuyor. Çünkü yarın Rabbimize kavuşacağız. Rabbimiz sizce bize ne soracak? Evet ‘ey kulum’ diyecek ‘ömür sermayeni nerde harcadın, ne kazandın, nereye harcadın?
Hz. Muhammed(sav) ömür sermayesinin ve yaşamının muhasebesini yapmak için her yıl Ramazan ayının son on gününde itikafa çekilirdi. Bir yılın hesabını yapar, nerde yanlış yaptım, nerde doğru yaptım diye düşünürdü. Aslında itikaf bir yılın hesaplaşması yani daha doğrusu Hira’yı hayata taşımak, bir yılın hesabını yapmaktır. Biz ne yapıyoruz? Hiç düşünüyor muyuz; ben bu dünyaya niye geldim? benim diğer varlıklardan farkım ne? diye. İşte farkınız burada ortaya çıkıyor, düşünce ve irade sizi hayvanlardan farklı kılan. Hiç olmazsa yılın on gününü kendimize ayıralım; hayatımızın, ömrümüzün hesabını yapalım, kendimize gelelim. Bu gün insanlığın düştüğü bireyselleşme hastalığından nasıl kurtulabiliriz? Buna bakalım. Biz Allah’a ve ahirete iman ettiğimizin iddiasındayız. Acaba gerçekten Allah’a ve ahiret gününe iman ettik mi? Hucurat suresindeki ayet bize ne hatırlatıyor: “Bedevîler “inandık” dediler. De ki: Siz iman etmediniz ama “İslâm olduk.” deyin. Henüz iman kalplerinize yerleşmedi. Eğer Allah’a ve Resulüne itaat ederseniz, Allah işlerinizden hiçbir şeyi eksiltmez. Çünkü Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.(Hucurat-14). Ya da şu ayet bize ne hatırlatmalı “Ey iman edenler, iman edin…”(Nisa-136). Evet bu ayet biz Müslümanlara hitab ediyor yani iman ettiğini iddia eden bizlere. Bizler amellerimizi sorgularken neden imanımızı sorgulamıyoruz? İşte itikafta yapılması gereken en önemli husus bu. Allah Resulünün her yıl yaptığı bir ibadet hatta bazı rivayetler Peygamberin (sav) itikaf yapamadığı zaman kazasını yaptığını söylüyor. Hadi bakalım inşallah bu sene bir farzı daha canlandıralım, evet farzı diyorum çünkü Yüce Rabbimiz Bakara Suresinin 187. ayetinde şöyle buyuruyor: “Oruç günlerinin gecesi kadınlarınızla ilişkide bulunmanız size helal edildi. Onlar sizin için bir giysi, siz de onlar için bir giysi durumundasınız. Allah nefsinize güvenemeyeceğinizi bildiği için tövbenizi kabul etti ve sizi bağışladı. Şimdi onlarla ilişkide bulunun, Allah’ın sizler için yazdığını isteyin ve fecrin beyaz ipliği siyah iplikten sizce seçilinceye kadar yiyin, için, sonra da ertesi geceye kadar orucu tam tutun. Bununla birlikte siz, mescitlerde İTİKAF halinde iken onlarla ilişkide bulunmayın. Bunlar, Allah’ın sınırlarıdır; sakın onlara yaklaşmayın! Allah böylece, sakınıp korunsunlar diye insanlara ayetlerini iyice açıklıyor.”
Haydi geçmiş bir yılın hesabını yapmaya, haydi gelecek bir yılın hesabını yapmaya, haydi bir sünneti diriltmeye, haydi bir farzı yaşatmaya.. İlle de on gün olacak diye de bir şey yok, en azından bir gün dahi olsun bu sünneti yaşatalım. (Ben önümüzdeki hafta itikafta olacağım inşallah.)
Selam ve dua ile..