İŞİNE GELDİĞİ GİBİ!

Hiçbir köpek görmedim ki,
Başka bir köpeğin karşısında baş eğsin! Muhammed İkbal
Seçim sürecinde bulunduğumuz ve hak ettiğimizi düşünüp kutladığımız bir bayramı geride bırakırken, oturup düşünmemiz gerekmiyor mu? Ne yapıyoruz?
Ne diyoruz ve neler yaşıyoruz diye?
Neleri dert edip duruyoruz bu hayatta?
Âlemlerin yaratıcısı ve sahibi Rabbimize kul olma yolunda; hangi çıkmaz sokaklarda, girdaplarda ve denizlerde fırtınalara tutulduğumuzda kime / kimlere sığınıp, neyi dert edindik?
Ya da öyle bir kaygı ve dert taşıdık mı?
Evet!
İnsanlığı büyüten dertleri olmalı insanın…

Yoksa derdi, dert sipariş etmeli insan gökyüzüne ellerini açıptalep etmeli!..
Açlıktan ölmek üzere olan insanın bir lokma ekmek dilendiği gibi…

Dert dilenmeli insan, zulüm coğrafyasında, annesi babası katledilmiş çocukların gözbebeklerinden! Gözyaşlarıyla…
Dertlenmeli ki, çözüm için bir adım atma gerekliliğini hissetmeli kendi vicdanında…
Çünkü dert dediğin insanda olur…
Ve insanlaştıkça derdi büyümeli…
Eğer derdi büyümüyor, küçülüyorsa insanlığı da küçülüyor demektir…
Hepimiz de farkındayız, ibadetlerimizin, davetlerimizin, infaklarımızın, yazılarımızın, ellerimizin, aklımızın ve duygularımızın içine benlik, bencillik karışmış!

İşte bunun için Bencil, doyumsuz, azgın, zevkperest, putperest… vs yanlarımızın ıslahı için dert edinmeli insan.
Dert dediğin insanda olur! İnsanlık adına derdi büyüyen insanın, derdi nispetinde insanlığı da büyür!
Kulluk gereği, insanlık için değil de, kendi derdine odaklanan insanın ise derdinin dermanı asla olmayacaktır!.
Çünkü sadece kendi derdine yanan bir kalp; asla mutmain, mutlu olmayacaktır…

Son zamanlarda;

Ötekileştirmenin ayrışma noktası, İthamların yerden bitme ot gibi çoğaldığı, Adaletin dibe vurup mumla arandığı,
Egonun hazdan zirvenin doruklarına, Nirvana’ya ulaştığını gördüğümüz ve yaşadığımız bu hayatta;
“Ya benimsin ya toprağın” şarkısını, koro eşliğinde algı operasyonları ile iftira kokan ithamlarla kullanılan “Hain” kelimesinin çiklet niyetine ağızlardan düşürülmemesi dikkatimi çekti.Herkes bu kelimeyi münafıkça bahaneyle; Hata yapan bizden ise aman sessiz ol, fitneye alet olma!
Yok amma; Hata yapan karşıdaki ise sakın yanlışa sessiz kalma, dilsiz şeytan olma!
Hak olmayan bozuk zemin anlayışında, aşağıda bahsettiğim deve kuşu misali; Herkes kavram kargaşası içerisinde işine geldiği gibi kullanıyor bu hain kelimeyi…
Devekuşu; kuş mu, deve mi? diye
Deve kuşuna “uç” demişler,
“Ben deveyim uçamam” demiş.
Bu kez “O zaman koş” demişler,
“Ben kuşum koşamam” demiş.
Buna binaen bende dedim ve diyorum ki:
“Herkes; İşine geldiği gibi…