İNSAN DEĞİŞİRSE TOPLUM DEĞİŞİR.

Siz ey iman etmiş olanlar! Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ve her zaman hakkı ve doğruyu konuşun. Ahzap70
Dudak tiryakisi derler bize! Fakat bilmezler ki biz tiryaki değiliz. Lakin içimize çekeriz kelimeleri, yaşananları ve mezalimliği…
İşte bu ehval içerisinde mevsimleri öldürürken,
Bahar ayının geliş sebebi cemreler düştü havaya, ardından suya, nihayetinde toprağa… da!
Peki,Biz ne yaptık? “insanım diyen” kendimizden varlıkların feryat ve çığlıklarını düşürdük havaya, Kanlarını ve gözyaşlarını akıtık suya,
Cılız bedenlerini gömdük toprağa…cemreye inat.
Yeter artık! Cemre bu sefer insanlığa düşşün.
Ne toğrağa, ne suya ne havaya…
Sadece İnsanlığa… Belki rahmet esintileri ile vicdanlar can bulur bedenlerde… yüreklerde…
Çünkü biliyoruz ki insan düzelirse toplum, hatta tüm insanlık düzelir.
Tıpkı aşağıdaki hikayede anlatıldığı gibi…
Adam, bir haftanın yorgunluğundan sonra pazar sabahı kalktığında bütün haftanın yorgunluğunu çıkarmak için eline gazetesini aldı ve bütün gün miskinlik yapıp evde oturacağını düşündü.
Tam bunları düşünürken oğlu koşarak geldi ve sinemaya ne zaman gideceklerini sordu.
Baba oğluna söz vermişti.
Bu hafta sonu sinemaya götürecekti ama hiç dışarıya çıkmak istemediğinden bir bahane uydurması gerekiyordu.
Sonra gazetenin promosyon olarak dağıttığı dünya haritası gözüne ilişti. Önce dünya haritasını küçük parçalara ayırdı ve oğluna “eğer bu haritayı düzeltebilirsen seni sinemaya götüreceğim” dedi, sonra düşündü: “Ohh be kurtuldum, en iyi coğrafya profesörünü bile getirsen, bu haritayı akşama kadar düzeltemez.”
Aradan on dakika geçtikten sonra oğlu, babasının yanına koşarak geldi ve “baba haritayı düzelttim, artık sinemaya gidebiliriz” dedi.
Adam önce inanamadı ve görmek istedi. Gördüğünde de hala hayretler içindeydi ve bunu nasıl yaptığını sordu. Çocuk şu cevabı verdi:
“Bana verdiğin haritanın arkasında bir insan vardı. Onu düzeltince Dünya haritası haliyle düzeldi.”
Ama gel gör ki; Vicdanların sustuğu ve çıkarların konuştuğu yüreklere sahip, İçi kara, dışı içinden aydınlık, hepimiz, bizler çok iyi oynuyoruz.
Sahne mi o? Işıkmı o? Oooo.Çok Aydın’landık… Bide poz verdik mi…Tamamdır bu iş…
Günümüz Seküler ve reailist toplumlarında,
Putlar artık lat, uzza, menat değil. Putların şekli ve adları değişti. Kimilerine makam , kimilerine masa put oldu. Kimilerine kasa, kimilerine nisa/rical put oldu malesef…
Peki, Umut hiç yok mu? Elbette ki;her zaman umut vardır ve umutsuz yaşanmaz. Umut insanın yaşam desteği ve kaynağıdır.
Çok iyi biliyoruz ki; Günah, ısrar eden bir satıcıdır.
Bir kez alış-veriş yapacak olursanız, size sürekli satacak bir şeyler için kapınıza gelir.
Çözüm; Tüm bunlara rağmen ihlas ile tövbe etmek,ardından hayatı boyunca hakkı söylemek ve doğru ve doğru sözlü olmaktan geçer
Unutmayalım ki; Zulme din elbisesi giydirerek
Yezidin zulmünü icra edip Hüseyin için ağlayanlar Allahı kandıramayacaklar!
Bu da böyle biline…