İNANMIŞLARIN ZAFERİ!

Hakkı örtmeye çalışanlar her ne kadar istemese de Allah, nurunu tamamlayacaktır. Tevbe:32
Zaferle neticelenen, geride bıraktığımız referandum seçimsürecinde diş ağrılarımın beynimi zonklattığı; ne yapsam, ne desem, yitsem, dağılsam, savrulsammı halinde iken, gelen verilerin heyecan ve telaşında çektiklerimi bir ben bir de Allah biliyor.
Saat kaç? diye soruyorum ama aslında saati sormuyorum. Çünkü ben zamanı unutmuşum.

Çok şükür nihayet sonuç beklentinin aşağısında da olsa istediğimiz gibi geldi.

Geldi gelmesine de bu kez de akşam saatlerinde Gazetemizin bulunduğu büronun camlarının belirsiz kişiler tarafından kırıldığını duyunca; hakikaten rahatsızlık duyanlar ve bunu sindiremeyenlere sözüm; “Yediğinizi sindiremiyorsanız. Gidin eczaneden “Talcid” isteyiniz. Nasıl kullanacağınız size kalmış?”

Bu olayın faillerini kınıyor ve bu, yürüdüğümüz yoldan bizi döndürmeyeceğini, daha da bileyeceğini bilmelerini isterim.

Daha öncede söylediğim gibi;

Dünyada alışılmayacak hiçbir şey yok aslında,

ama alışılmak istenilmeyen şeyler var.

Toplum, sevdiği şeylere saygı duyulmasını istemesi yanı sıra sevmediği şeylerede saygı göstermeyi bilmesi lazım…

Yok, eğer bu sağlanmazsa saflar ayrışır,

Kutuplaşma,kaos ve kavgalar başlar ki;

ben bunun biraz oluştuğunu düşünüyorum.

Niçin, Neden sorusundan çok, gerçeklere gözünü kapayan gören körlere ve karanlıklarda kalıp oradan bir çıkış bulamayana da yapılacak başka bir şeyde kalmıyor maalesef.

Eğer birileri taraf olmaya zorlarsa bu milleti bilin ki; Bu millet Hak’tan ve doğruluktan yana olacaktır.

Bu böyle biline?

Şimdi gelelim geride bıraktığımız referanduma:
Doğrularla kuşanan siyasetin, Politikanın haksız taleplerine karşı savaşa tutuştuğu ve vicdanının zulme karşı çıkardığı ses olanbu referandum sonuçlarının çok anlamlı ve derin mesajlar verdiği kanaatindeyim.

İktidarı memnun etmek için veya laf olsun diye değil, doğrular ve iyi niyetlerle, üzerine düşeni yapma adına,önce herkes bir kendine ve sonra teşkilatına bir baksın

Bugün politik, siyasi, dini,ekonomik ve her türlü alanda uhrevi ve dünyevi münafıklık yapılan toplumda; “Putlarını (ırk, mezhep) parçalayamayan kabileler medeniyetten bahsedemezler.”

Söylemini ayaklar altına alan Pazarcık Halkımızın, seçimde göstermiş olduğu Özverili çalışmasını takdir etmemek elde değil. Gösterdiği teveccühü en derin saygı ve sevgilerimle kutluyorum.

Evet! Iraktaki Kürt bayrağı, Danışmanın eyalet sistemi ve Politika,Siyaset ve bürokrasideki Feto ayağına dokunulmaması, bir oy kaybına sebep olduysa da; Güney Doğu’da Kürt kardeşlerimizden geçen seçimlere göre %15 gibi fazladan bir oy’un gelmeside sevindiricidir.
“Biz günleri insanlar arasında devrettirip dururuz.” Ayetince akıp giden bu süreçte kazanmak ve Gönüllerde taht kurma adına “Parti içindeki çürük elmaları temizleyeceğine inandığı” bir Erdoğan’a oy verdi bu seçmen kitle.

Vaat edilenin gerçekleşme sürecidir bugün.

Dünya üzerinde yüzde 51,4 almasına rağmen kaybetmiş gibi üzülen, yas tutup karalar bağlayan başka bir seçmen kitlesi yoktur herhalde…

Ardından gittikleri adam “Devlet Başkanı” olmuş ama onlar hala “Niye ezici çoğunlukla seçemedik” diye üzülüyorlar.

Arkadaşlar…

Bir zamanlar “Muhtar bile olamaz” denilen adamı “Devlet Başkanı” yaptınız. Farkında mısınız?

Kendinizin farkına varın artık!

Yarınlardan yana asla umutsuz olmayın. Aksine umudunuzu dipdiri tutun.Ve….

“Sabredin ve sabırda yarışın. Düşmanlarınıza karşı her zaman hazırlıklı, uyanık olun ve Allah’tan korkun ki, başarıya eresiniz.”

Daha güzel günler sizin olsun