Hz. Ali’nin Savaşta Yüzüne Tüküren Düşmanını Serbest Bırakması

 Bundan böyle  öncelikle sosyal sorumluluk gereği ilçemizde gördüğümüz eksikleri burdan paylaşacağım, , paylaştığım bilgiler kesinlikle kişiselleşmiş  bilgiler olmayacak amaç yanlış olan uygulamaları davranışları halkımız adına düzeltmeye çalışmak olayları kişiselleştirmeyeceğimi söyledim sebebini şu yazıyla ifade etsem yerinde olur.

Hz. Ali’nin Savaşta Yüzüne Tüküren Düşmanını Serbest Bırakması

Allah’ın arslanı Hz. Ali efendimiz savaşta bir yiğidi alt etti. Hemen kılıcını çekti. Onu öldürmek istedi. Ancak o yiğit Hz. Ali’nin mübarek yüzüne tükürdü. O anda Hz. Ali kılıcını yere attı, o düşmanı öldürmekten vazgeçti. Bu duruma, bu beklenmedik acımaya şaşırıp kalan düşman dedi ki:

 

– Ey Ali! Bana keskin kılıcını çekmiştin, beni öldürecektin, sonra neden kılıcı yere attın, kahredeceğin yerde gösterdiğin bu merhamet nedir, neden beni öldürmekten vazgeçtin?

Hz. Ali buyurdu ki:

 

– Ben kılıcı Allah rızası için vururum. Ben Allah’ın arslanıyım, nefsimin değil. Hiddet, öfke padişahlara padişahtır. Fakat bizim kölemizdir. Ben öfkenin ağzına gem vurdum. Savaşırken yüzüme tükürdüğün için kendi nefsim için öfkeye kapılırım diye kılıcımı gizledim, seni serbest bıraktım. Çünkü sen yüzüme tükürünce nefsime ağır geldi. Benim huyum değişti. Yapacağım savaşın yarısı Allah rızası için, yarısı da öfkelendiğim ve senden intikam almak için olacaktı. Halbuki Allah’a ait işlerde ortaklık uygun değildir.

 

Hz. Ali’nin düşmanı bu sözler, bu büyük asalet ve bu ince anlayış karşısında iman etti ve Müslümanların safına katıldı. Hatta o yiğidin yakınlarından elli kadar kişi, bu olay üzerine iman edip Müslüman oldular. Hz. Ali böylece hilm (ahlak) kılıcı ile bunca insanı kılıçtan kurtardı. Hilm kılıcı, çelik kılıçtan daha keskindir.

 

Gelecek hafta 5362 sayılı Nolu Esnaf ve sanatkarkar meslek kuruluşları kanunu inceleyeceğiz,  incelerken   Başkan ve  yönetim kurulu  ne kadar huzur ve temsil hakkı alırlar bu bilgileri paylaşacağım.

 

                                                SÜREKLİ  İŞ GÖREMEZLİK GELİRİ NE DEMEK

İş Kazası / Meslek Hastalığı sebebiyle işinden geçici bir süre çalışamayacağı hekim raporuyla, belirlenen sigortalıya, istirahatli  olduğu  her gün için SGK tarafından yapılan parasal yardıma geçici iş göremezlik ödeneği denir.

Sürekli iş göremezlik ödeneği ise, sigortalının iş kazası / meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve engeller nedeniyle mesleğinde çalışamayacak derecede kazanma gücünü tümden/kısmen yitirmiş olmasını ya da mesleğini sürdürmekle birlikte, çalışma gücünün en az % 10 azalmış bulunması durumudur.

Sürekli iş göremezlik geliri 5510 sayılı SS ve GSSK “İş Kazası, Meslek Hastalığı, Hastalık ve Analık Sigortasından Sağlanan Haklar” başlıklı 16. maddesinde yazılı parasal, sürekli ödenen gelir ve yardımlardan biridir.

Bu gelirin en önemli amacı sigortalının iş kazası veya meslek hastalığı sonucu çalışma gücünde bir kayba uğramasına bağlı olarak ortaya çıkacak gelir kaybını telafi etmekte , ayrıca iş kazası ve meslek hastalığı sonucu vefat eden hak sahiplerinde ölüm geliri bağlanır.

 

SÜREKLİ İŞ GÖREMEZLİK GELİRİ

5510 sayılı SS ve GSSK 19. maddesinde “İş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve engeller nedeniyle SGK’ca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden SGK Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az % 10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalı, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır.” denilir.

Sigortalının iş kazasının etkisinde  kaldığı yada  meslek hastalığına tutulduğu sırada yapmakta olduğu mesleğinde kazanma gücünü kaybetmesidir.

Sürekli iş göremezlik tespiti SGK Sağlık Kurulu’na gönderilecek belgeler arasında, ilk işe giriş sağlık raporu, iş kazası ve meslek hastalığı bildirim belgesi, olayın 5510 sayılı SS ve GSS Kanun’a göre iş kazası olup olmadığı veya sigortalının meslek hastalığına yakalandığı işyerine ait çalışma şartlarını net olarak belirtir İş ve SGK Müfettiş soruşturma raporu , tutanaklar , mahkemelerce iş kazası veya meslek hastalığı olduğunun kabul edildiğine dair belgeler, çalışır veya çalışamaz raporu, geçici iş göremezlik ödeneği belgesi, iş kazasından sonra veya meslek hastalığının tedavisi için başvurduğu hastanelerden alınan epikrizler ile tedavisi tamamlanıp bulguları sekel hâlini aldıktan sonra, son durumunu gösterir sağlık kurulu raporu ve dayanağı tüm belgeler bulunur. SGK Sağlık Kurulu’nca, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit işlemleri Yönetmeliği’nde belirtilen usul ve esaslara göre çalışma gücü veya meslekte kazanma gücü kaybı tespit edilir.

Sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilmesi için, sigortalının çalıştığı işten ayrılması, iş yerini kapatması veya devretmesi şartı aranmaz. Sürekli iş göremezlik geliri almakta iken çalışan kimsenin geliri de kesilmez. Sigortalı olarak çalışıp hem de sürekli iş göremezlik geliri almaya devam edebilir. Sürekli iş göremezlik geliri, sigortalının mesleğinde kazanma gücünün kaybı oranına göre hesaplanır.

Sürekli tam iş göremezlikte sigortalıya, aylık kazancının % 70’i oranında gelir bağlanır.

Sürekli kısmî iş göremezlikte sigortalıya bağlanacak gelir, tam iş göremezlik geliri gibi hesaplanarak bunun iş göremezlik derecesi oranındaki tutarı kendisine ödenir.

Sigortalı, başka birinin sürekli bakımına muhtaç ise gelir bağlama oranı % 100 olarak uygulanır.

Sürekli iş göremezlik hali, ikiye ayrılmaktadır.

a.)Sigortalının meslekte kazanma gücünün % 100’ünü kaybetmesi durumunda sürekli tam iş göremezlik hâli,

b.)%10 ilâ % 99,99’unu kaybetmesi durumunda ise sürekli kısmi iş göremezlik,

hâli söz konusu olur.

Sigortalı iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünü % 10’dan daha az kaybetmişse sürekli iş göremezlik geliri bağlanmaz.

Sigortalıya gelir bağlanması ve işverenlerin de, varsa, kendi kusurları oranında bağlanan gelirin peşin sermaye değerine katılması gerektiği kaçınılmazdır.

İşe başladığı gün iş kazası geçiren sigortalıya dahi sürekli iş göremezlik ödeneği verilir.

Sigortasız çalıştırılması halinde dahi sigortalılık niteliğine sahip olması koşuluyla sürekli iş göremezlik ödeneğinden faydalanabilir