HAYATI RESMETMEK

Dünya hayatının rahatına dalarak eğlenceyi ve geçici zevkleri dinleri haline getiren kimseleri kendi haline bırak; ama bu durumda hatırlat ki  her insan yaptığı yanlışlardan dolayı rehin tutulacak ve kendisini ne Allaha karşı koruyacak, ne de kayırıp kollayacak bir kimse bulunmayacaktır. Ve düşünülebilecek her türlü fidyeyi vermek istese bile bu kendisinden kabul edilmeyecektir. İşte yaptıklarından dolayı onlara (ahirette) yakıcı bir ümitsizlik iksiri vardır ve onları, şiddetli bir azap beklemektedir. Enam:70

Herşeyi örtüp gizleyen zifiri karanlıkların, uykularıma söz geçiremediği ve hükmüne boyun eğdiremediği gözlerime yalvarıp yakardığı bir gecede; her zaman olduğu gibi yine düşünceler aldı aklımı başımdan…

Ne isem o olmalıyım ben, hayatım da öyle…

Başka biri olmaya çalışmak, ben olmaktan çıkıp, özenti veya yapısalcılığa uymak veya uymaya zorlanmak…

Hayatımın kendine göre bir düzeni yok mu ki?

Yaratıcının değer verip yarattığı, aklıylahayat yolunu çizmeye kalkan insana, neden müsaade etmezler insanlar…

Kalemi; hep başkaları tutarak bir başkasının hayat resmini çizmeye kalkarlar.

İnsan bu kadar mı aciz?Siz kimsiniz? İnsanüstü melek mi, yoksa Şeytan mısınız? Bırakın! Kalemini herkes kendi tutsun.

Kendi çizsin resmini, hayatını…

Merak etmeyin!Kâğıda bir resim düşürecek akıl ve hayal dünyası vardır herkesin sizin gibi…  Sizler yardım mı etmek  istiyorsunuz?

Katkıda bulunun yeter. Siz irade ve karakterini yok sayarsanız, kendi elindeki kalemle kendi hayallerinizdeki resmi çizmesini isterseniz,

her ne kadar çizen o olsa da bu resim ona değil size ait olur.

Bırakın insanları kendi haline Allah aşkına… Karışmayın! Sizin hayallerinizi ve hayatınızı değil kendi hayallerini ve hayatlarını çizerek yansıtsınlar hayata. Çünkü bu hayat onların.

Doğru iseniz kendi resminizi yansıtın hayata.. O,bir sanat görürse hayatınızda elbette sizden etkilenip örnek alacaktır. Yoksa siz başkalarının hayatlarını ellerinden alıp fotokopi çeker gibi kopyalarınızı veya hizmetkârlarınızı çoğaltma derdimi taşıyorsunuz?

Dünya hayatının rahatlığını din edinenlerin; tehdit ve dalaverelerle, rüzgârlarını estirip insanın kalemini ellerine almaya çalışırlarken… Sen! Ey İnsanoğlu…

Aşağıda örnek vereceğim hikâyedekigibi;

Pişman olup, kaybeden Horoz olma sakın…

Bir kümeste her sabah ezan okuyan (öten) bir horoz varmış. Bir gün sahibi demiş ki;

“Her sabah (öterek) ezan okuma. Yoksa tüylerini yolarım.”  diye tehdit etmiş. Bu tehdit karşısında korkan horoz, zaruretler mahzurları mubah kılar anlayışında “ Nasıl olsa benden başka horozlar var onlar okur.” diyerek canını kurtarmak için ezan okumaktan vazgeçer. Aradan bir hafta geçer. Tavukların gıdıklamasından kıyametin koptuğu kümese, sahibi tekrar gelir ve der ki: “Eğer bu tavuklar gibi gıdıklamasan senin tüylerini yolarım.” der.Horoz bu tehdit karşısında horozluktan da vazgeçerek tavuklar gibi gıdıklamaya başlar. Horoz bir ay boyunca yumurtlayan tavuklar gibi gıdıklama devam ederken, sahibi tekrar kümese gelir ve bu kez ; “Şimdi de tavuklar gibi yumurtlamazsan eğer yarın seni keserim.”der.Bunun üzerine horoz, son pişmanlık neye yarar türküsü eşliğinde ağlamaya başlar ve der ki; “Keşke ezan okurken ölseydim.”

Sen! Sen ol!  Bir başkasının söylemleri ile kaybedeceğin ve pişman olacağın şeyi yapma.

İnandığın doğrulardan şaşma…

Sonu ölüm bile olsa