HABER

Son yüzyıldır bu ülkenin insanları bir çoğu farkında olmadan başta İslam düşmanları, arkasından emperyalizm, kapitalizm ve siyonizimle soğuk savaş yıllarından çıkıp açık ve sıcak savaşa başladı. Bunun sonucu, taviz verilmezse inşallah, istikbal olacaktır. Buna basit bir örnek vereyim; Tarihte yıkılan devletlere baktığınızda yıkılan hiç bir devlet arızalı inançlarından dolayı yıkılmamıştır, zulümlerinden dolayı yıkılmıştır. Bu topraklarda yaşayan insanlar paylaşılması gereken herşeylerini paylaşıyorlar, burda bir sorun yok. Bu toplum, insana yatırım yapıyor elinden geldiğince. Acizane sorunların bir kaçını sıralayalım: Neden bu ülkenin dünyanın birinci sırasına oturan bir haber merkezi olmasın. Evet, habercilik çok pahalı bir iştir ama alt yapı oluşturulursa kendisini kısa zamanda amorti eder. Nasıl mı? Bu gün dünyada  birinci sıradaki haber merkezi Reuters, Yahudi ve İngilizlerin bildiğim kadarıyla. Peki dünyayı kim yönetiyor? Yahudi ve İngilizler. Bir yerde birşey yapmak isterlerse önce orada bu kanalı/haber merkezini kullanarak alt yapı oluşturuyorlar. Son günlerde bunu bu topraklarda yapıyorlar. Türkiye, Suriye’den kötü olurmuş, laiklik elden gidermiş, kaos olurmuş… Bir şey olmaz inşallah. Ama kuru kuruya birşey olmaz demekle değil tabiki; Gerekeni yaparak, bu ülkede terör örgütlerini besleyen ülkelerin haber aldıkları kanallar bir bir yok edilerek, kesinlikle çalışılıp taviz verilmeyerek.

Terör örgütlerini besleyip bu topraklarda operasyon yapmaya kalkanlara misliyle karşılık verilmelidir. Bunu da öncelikle dünyanın her yerinden anında haber alabilecek bir haber merkezi oluşturarak, istihbarat ağınızı güçlü ve işlevsel kılarak başarabilirsiniz. Haberci bir nevi istihbaratcıdır. İkisi birbiriyle uyumlu çalışabilir. Ama siz her haberi herkesle paylaşmamalısınız, yani uzun lafın kısası şu, sizin elamanlarınız gerektiğinde dünyanın her yerdinde operasyon yapabilmeli. Bunun gizlisi saklısı yok. Adam bir taraftan PKK terör örgütü diyor, diğer taraftan da yan yapılanmalarına istemediği kadar silah ve mühimmat veriyor. Mızrak çuvala sığmıyor, her şeyleri ortada.

Sevgili Nebinin deyimiyle, “Düşmanlarınızın silahıyla hatta biraz daha iyisiyle silhlanın.”

Bir başka konu da, siber saldırılar. Bununla ilgili çalışmalar mutlaka yapılıyordur ama fazla zamanımız yok, gereken bir an önce yapılmalı. Benim dikkat çekmek istediğim başka bir olay da askere ya da polise gereken yetki verilmeli. Ülkeyi kaosa sürüklemek için çabalayanlara ders verilmekle kalmamalı, bunları örgütleyen, eğiten, eline silah tutuşturan, yönlendirenler kesinlikle ihmal edilmemelidir ve en ağır ceza ile bertaraf edilmelidir. Unutmayın düşmanlar dışardan tek parça gibi görünürler ama onlar kendi içlerinde paramparcadırlar. Düşmanlarınızın yerli işbirlikçileri kesinlikle ihmal edilmemelidir. Çünkü düşmanlarınızın gören gözü, tutan eli, yerli olmayan ama yerli gibi görünen işbirlikçileridir maalesef. Cezanın en ağırı bunlara verilmelidir ki bir daha kimse bu işe cesaret edemesin. Bu günler bir fırsattır, yoksa bir yüzyıl daha beklemek zorunda kalırız.

Selam, dua ve dua talebiyle.