GELİN! MİLLETÇE; MİRAÇ’A VARALIM.

Allah; kendi yolunda, kurşunla birbirlerine kenetlenmiş bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever. Saff:4

Bu haftaki yazımda, Size beğeneceğiniz şeyler değil, beğenseniz de beğenmezseniz de hakikatleri söylemeye gayret edeceğim inşallah. Öncelikle belirteyim ki;

Üç aylarda bulunduğumuz şu günlerde;

” Sen pek büyük bir ahlak üzeresin.”

“Öyleyse emrolunduğun gibi dosdoğru ol”

“Allah’ın Elçisi sizin için güzel bir örnektir”

“Göğsünü açıp genişlettiğimiz, belini büken yükü hafiflettiğimiz ve şanını yücelttiğimiz”

“Size ayetlerimizi okuyacak, sizi arındıracak, size Kitap ve hikmeti öğretecek.”

“içinizden, sıkıntıya düşmeniz O’nun gücüne giden, size pek düşkün, müminlere şefkatli ve esirgeyici olan bir elçi”

“Eğer Allah’ı seviyorsanız O’na uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın.”

diye övdüğü ve bir zamana değil,

tüm zamanlarımızda olması gereken,

Yürüyen Kur’an gerçeği peygamberimize atfedilenkutlu doğum haftası ile;

Bir gece,

Bütün kâinat seni anlamaya muhtaç ve aşkına açken şu ölümlü dünyada ki fani ben;

Ne zaman bir gül açsa bahçemde,

Aklımdan hiç çıkmayan, çıkmasını hiç istemediğim sevdan düşer aklıma.

Sevgin kaynar yüreğimde..

Sevginin aşka dönüşen sensizliğin hasretinde,

Göz, gözyaşı akıtır gönüle, gönülden kalbe…

Bu sevdaydı gönlüme hasreti anlatamayan. Ruhuma bedenden bir enkaz yığını bırakan”

Kulu Muhammedi, Mescit-i Haramdan, Mescit-i Aksa ’ya götüren ve bununla Kulunu Miraç’avardırırken Yüce Yaradan;

Bu mucizevi olaya akıl erdiremeyenler; Peygamber ve Müslümanlarla alay etmek ve karalamak için bunu fırsat bilerek Ebubekir’e giderler. “Senin arkadaşın Mekke’den Kudüs’e bir gecede gidip- geldiğini söylüyor. Buna ne dersin.” diye umutla gittiklerinde, Aklının idrak edemediği bu hadiseyi duyan Ebu Bekir’in

“Vallahi Muhammed söylüyorsa doğrudur.” Sözüyle İman ile Şirkin, Hak ile Küfrün test edilerek ayrıştığıve maalesef bir geleneğe dönüştürülen bu gibi gecelerle, dini hayatımızda birkaç geceye sığdırmaya çalışanların maksat ve zihniyetlerini bilmek ve niyetlerini okumak için zeki ve çok uyanık olmaya gerekte yoktur.

De ki: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın.”(Ali İmran 31) derdindeböylesi bir aşk ve ihlas idrakinde olan Müslümanlara karşı dünya bir araya gelse ne yazar.

“ Eğer benim bildiklerimi sizler de bilmiş olsaydınız muhakkak ki, pek az güler ve çok ağlardınız.” diyen o sorumluluk sahibi Peygamberimize ve şahsında bu sorumluluk bilinciyle yanıp tutuşan tüm Müslümanlar;

Bugün dünyada ve bilhassa ülkemizde bunca yaşananlar karşısında; doğru, adil ve sözüne sadık yol arkadaşlarıyla, iman sevgisini yüreklerinde taşıyan bir millet olarak;

Nebevimetot ile hareket eden ve İsra gibi bu kutlu yürüyüşü bir yükselişe (Mirac’a) çevirecek güce ve imana sahibiz inanın.

Yeter ki; Ya Allah diyecek hareketi gösterelim.

Yıkalım böylece Küffarın ve Hainlerin tuzağını.

Ve şunu iyi bilelim ki; Şeytanın hilesi pek zayıftır. Yeter ki; biz doğru olalım.
Çünkü; Allah,

İnananların dostu ve doğru olanlarla beraberdir.

Doğru/Doğrularla olmanız duasıyla…