GEÇMIŞTEN GÜNÜMÜZE PAZARCIK’TA MARANGOZ, HIZARCI, DEMİRCİ VE YAPI USTALARI

Pazarcık Havadis Gazetesi’nde bu hafta, “Pazarcık’ta İz Bırakmış Şahsiyetler ve Manevi Değerlerimiz” yazı dizisi çerçevesinde, İlçemizde geçmişten bugüne Marangoz, Hızarcı, Demirci ve Yapı Ustaları hakkında bilgi vereceğiz ve bu şahısları sizler tanıtmaya çalışacağız. Şoförler, Terziler, Berberler, Lokantacılar, Kebapçılar, Pastaneciler, Fırıncılar, Avukatlar, Mali Müşavirler, Arzuhalciler, Doktorlar, Diş Doktorlar, Veterinerler, Bakkallar, Manavlar ve Kasapları geçmiş haftalar içerisinde tanıttık ve isimlerini yad ettik. Elbette yalnızca esnafları tanıtmadık. Alimler, Hocalar, Ressamlar, Belediye Başkanları ve İlçemizden yetişmiş ya da iz bırakmış diğer Zatları da tanıttık.

Bu yazı dizisi İlçemizde büyük beğeniyle izleniyor ve okunuyor. Şahsıma oldukça çok sayıda teşekkür ileten Hemşehrilerim var. Hepsinden Allah razı olsun. Tabi bu yazı dizisinde “şu hemşehrimizin ismi niye yok, şu esnaf niye unutulmuş” diye nazik dille şahsımı ikaz edenler de var. Bunları da saygıyla karşılıyorum. Ancak, bir kısım Hemşehrilerimiz var ki, unutulmuş isimleri ya da başka baheneleri öne çıkararak kızgın bir üslupla bizden hesap soruyorlar.

Bu noktada şu hususu hassaten belirtiyorum. Bu yazı dizisini, hiçbir menfeat ve maddi maksat gütmeden sırf hatır gönül için ve Allah rızası için sürdürüyorum. Maksadımız yalnızca İlçemizin değerlerini hatırlamak ve hatırlatmaktır. Maksadımız yalnızca İlçemizin insanları arasında Hemşehrilik bağlarını ve dostlukları güçlendirmektir. Bu açık maksadıma ve bu iyi niyetime rağmen, bize saldıranlarda insaf yok. Maalesef, bazı insanlara ne yapsanız da kendinizi anlatamazsınız. Onlar anlamazlar, onlar söz dinlemezler. Onlar yalnızca burnunun dikine giden insanlardır. Allah ıslah eylesin.

Yazımın başında bu hususları böylece belirttikten sonra, “Pazarcık’ta İz Bırakmış Şahsiyetler ve Manevi Değerlerimiz” yazı dizisi çerçevesinde, İlçemizde geçmişten bugüne Marangoz, Hızarcı, Demirci ve Yapı Ustalarını tanıtalım. Elbette yine unuttuğumuz isimler olacaktır.

Pazarcık İlçemizde geçmişten bugüne birçok marangoz, hızarcı, demirci ve yapı ustası yaşamıştır.

Anlatmaya önce marangozlardan başlayalım. Marangozluk mesleği benim açımdan çok çok mühim bir meslektir. En başta, Babam Marangoz’dur. Mesleğini çok çok iyi icra eden ve çok güzel eserler bırakmış bir ustadır. Maşallah. Halen de eser meydana getirmektedir. Elhamdülillah. Marangozluk mesleğine bir başka açıdan hayranlığım da şudur ki, “marangozluk mesleği Hz. İsa’nın mesleğidir.” Hz. İsa (as) Peygamber olarak mucize, çile ve hüznü temsil eder. Biz Müslümanların gönlünde ayrı bir sevgisi var. Selam olsun. Hz. İsa’ya. Allah (cc) Ahirette komşu eylesin bize. Marangozluk sanatına Ulu Hakan Abdülhamid Han da büyük ilgi göstermiş ve boş vakitlerinde marangozhanesinde çalışmış ve eserler vermiştir.

İşte bu üç nokta itibariyle marangozluk mesleğine karşı sevgim ve ilgim var. İnşallah ben de günü geldiğinde marangozluk mesleğini icra edeceğim. Zaten, ta çocukluk yıllarımdan beri Babam ile bu meslekte çalıştım. Gerçi asıl meslek olarak marangozluğu seçmedim. Memuriyeti seçtim. Ancak, vakit geçmiş değil, inşaallah emeklilikte marangozluk mesleğini bizzat icra edeceğim. Kısmet olur inşaallah. (Marangozluk özellikle el becerisine dayanan bir meslektir. Ben çocukluğumdan beri bu mesleğin içinde olsam da el becerilerim bu sanata yatkın değil. Rabime dua ve niyazım odur ki, bana bu hususta el becerisi ve kabiliyet versin.)

Marangozluk hakkında kendi özel düşüncelerimi böylece açıkladıktan sonra, Pazarcık İlçemizde eser ve iz bırakmış marangozların isimlerini geçmişten günümüze kadar belirtmeye çalışacağım.

Pazarcık’ta geçmişten günümüze marangozlar:

Marangoz Mehmet Sandal (Külhani, Babam), Marangoz Niyazi Tekşen (Göv Niyazi), Marangoz Resul Emmez, Marangoz Bayram Sezer (Bozbeyli), Marangoz Selim Erdoğan, Marangoz Uzun İbrahim Sertdemir, Marangoz Hasan Özkan, Marangoz Göçmen Yusuf, Marangoz Hırloot Mustafa (Mustafa Apaydın aynı zamanda duvar ustasıdır)

Marangozlardan sonra Hızarcıları yazalım:

Hızarcı Mevlüt Can, Hızarcı Bilal Çakıl, Yılmaz Çakıl, Hızarcı Cengiz Çakıl, Hızarcı Rızvan Can, Hızarcı Davut Can, Hızarcı Lütfü Can, Hızarcı Şaban Can, Hızarcı Haceli Can, Hızarcı Zekeriya (Çağlayanceritli), Hızarcı Zekeriya Can (Kısıklı), Hızarcı Hasan.

Çocukluğumda Babamın mesleği dolayısıyla çok kere hızarlara gitmişliğim vardır. Babamın hızar atelyesi olmadığı için kereste kestirmek için hızara giderdik. Hızarda tahtalara şekil vermek için belli boyutlarda kesim yaptırırdık ya da tahtaların üzerini planya ile sildirirdik. Kol gücüyle 1 saatte yapılacak işleri 5 dakikada hallederdik. Tabi, elektrikli makinaların gücüyle insanın gücü bir olmaz. Babamın hiçbir zaman hızar atelyesi olmadı. Daima kol gücüne dayanan küçük bir tezgahı oldu. Bu tezgahta nice sedir, nice masa, nice tel dolabı, nice ekmek tahtası, nice iskemle, nice evraaç, nice oklava ve nice diğer tahta ürünleri üretti Benim Babam.

Şimdiki çocuklar ve gençler tel dolabını, sediri, evraaçı, iskemleyi bilirler mi? Bu eşyalar eskiden bir evin vazgeçilmez ihtiyaçları idi.

Pazarcık’ın eski Hızarcılarından Mevlüt Can, Zekeriya Can ve Bilal Çakıl’ı rahmetle anıyorum. Yattıkları yer Nur olsun. Hızarcı Bilal’i çok disiplinli ve dini bütün (müteddeyyin) bir insan olarak hatırlıyorum. Hatta dini konularda gevşeklik gösteren gençleri ikaz ederek yol gösterdiğine de şahidim. Hızarcı Mevlüt Can çok neşeli ve şakacı bir insandı. Cümlesine rahmet diliyorum.

Demirciler:

Demirci Mustafa Erçelebi, Demirci Küçük Mehmet Dayanıklı, Demirci Mamo (Mehmet Polatdemirci), Demirci Cuma Kırsoy, Demirci Hacı Demiröz, Demirci Mehmet Demiröz (Deli Demirci), Deli Demirci (İki Deli demirci var, bu Demirci Belediye’den emekli Celal’in Babası), Demirci Yarımkaya, Demirci Yarımkaya Mahmut, (Özçelik Mahmut yada Japon Mahmut), Demirci İsmail Mengen, Demirci Fehmi Dayanıklı, Demirci Fevzi Bars, Demirci Mehmet, Demirci Güdük, Demirci Guburo (Memik Sarıtiken), Demirci İkizler (Mahmut ve Halil İbrahim Çelebi, Hocaoğlu Mahmut Çelebi Oğulları), Demirci Yemliha Çetin (Ay Pen Kap Pencere), Demirci Kazım Demiröz, Mustafa Tatlıpayam (Özgür Demir Doğrama, Kara Ali Tatlıpayam’ın oğlu), Demirci Ramazan, Demirci Çetiner.

Taş ve Yapı Ustaları:

Taş ve Yapı Ustası Halil Erçelebi, Taş ve Yapı Ustası Mehmet Ali Gülbahar, Taş ve Yapı Ustası Pallo Hasan Aksuvar, Taş ve Yapı Ustası Ali Kerem (Karran), Taş ve Yapı Ustası Hacı Ahmet Ceridi, Taş ve Yapı Ustası Mirze Kazlı, Taş ve Yapı Ustası Durdu (Nacarlı), Taş ve Yapı Ustası Cahit Karaman, Taş ve Yapı Ustası Vakkas Apaydın, Taş ve Yapı Ustası Vakkas Karadam, Taş ve Yapı Ustası Hamdi Apaydın, Taş ve Yapı Ustası Naro (Mehmet Altınyıldız), Taş ve Yapı Ustası Ünal Altınyıldız, Taş ve Yapı Ustası Şahin Coştu.

Bu yazı dizisinde şu hususu da hassaten belirtmek istiyorum. Burada ismi Demirci diye belirtilen bazı Hemşehrilerimz PVC Pencer kapı Doğrama işine geçiş yapmıştır. Bir kısmı su enerji işini de yapmaktadır. Taş ve Yapı Ustası olarak belirtiğimiz bazı Hemşehrilerimiz müteahhit olarak da çalışmaktadır. Marangoz diye belirttiğimiz huızarcı olarak çalışabilmektedir. Boyacı ya da suvakcıları da Taş ve Yapı Ustası olarak belirttim.

Bu yazı dizisi vesilesiyle de Geçmişten Günümüze Pazarcık’ta Marangoz, Hızarcı, Demirci ve Taş/Yapı Ustası olarak çalışanlardan ahirete irtihal edenlere amelince rahmet ve yaşayanlara selamet diliyorum.

Yazımın sonunda Babam için bundan çok önceleri yazdığım bir şiirime burada yer vermek istiyorum:

MARANGOZ MEHMET USTA

Bir elinde keser, bir elinde bıçkı.
Ekmek parası için çalıştı Mehmet Usta.
Nice pencere, nice kapı, nice çatı.
Binlerce eser bıraktı Mehmet Usta.
İsa Peygamberin mesleğini seçti.
Hızarı olmadı, kol gücüyle biçti.
Yalnız helal yedi, yalnız helal içti.
En iyisini yaptı Mehmet Usta.
Köy köy ekmek peşinde koştu.
Çalışmaya giderken cebi boştu.
Az kazansa da gönlü hep hoştu.
Hakka şükretti Mehmet Usta.
Marangoz Mehmet Usta’dır Babam.
Sevgide, saygıda en baştadır Babam.
Sorarsan seksenli yaştadır Babam.
Yedi çocuk yetiştirdi Mehmet Usta.

Ahmet Sandal