EY İNSANLAR!

İlahi vahiy olan Kuran’a baktığımızda altmışa yakın ayette Rabbimiz “Ey İnsanlar” diye hitap ediyor. Evet, ey iman edenler, ey yahudiler veya ey hristiyanlar, ey müşrikler demiyor. Ya ne diyor bu ayetlerde? Ey İnsanlar! diyor yani yeryüzünde yaşayan tüm insanlık diyor. Yani bu Kur’an sadece bir guruba değil tüm insanlığa hitaptır ve Allah’ın insanlık üzerindeki bir hakkı olarak bu vahyi okumalı. Şimdi birkaç ayete göz atalım:

“Sen ey insanoğlu! Evet evet, hayat yolunda son sürat yeldirdikçe (ister istemez) Rabbine doğru yol alan sen, sonunda O’na kavuşacaksın!” (İnşikâk 84:6). Evet, ister gönüllü ol ister gönülsüz, sonunda varacağın yer Allah’ın huzuru olacak. Madem sonuç bu, neden insan sorumsuz davranır? Neden tüm insanlık için yanlış olan hareketleri yapar? Unutulmamalıdır ki birçok yanlış tüm insanlara göre suçtur. Mesela hırsızlık, zina, kumar, faiz, topluma zarar verecek şeyler yapmak gibi.

“Ey insanlar! Bakın, Biz sizi bir erkek ve bir kadından yarattık ve sizi kavimler ve kabileler haline getirdik ki birbirinizi tanıyabilesiniz. Şüphesiz, Allah katında en üstün olanınız, O’na karşı derin bir sorumluluk bilincine sahip olanınızdır. Allah her şeyi bilendir, her şeyden haberdar olandır.” (Hucurât 49:13). İnsan halen bir erkek ve bir kadından yaratılıyor. Evet, yeryüzünde yaşayan insan renkleri beşti ama şu gün itibariyle bir ırk bitti denecek kadar az kaldı. Bildiğim kadarıyla iki koloni, neslinin son örneği olarak koruma altına alındı. Hangi renk der gibisiniz. Bu gün tüm dünyada kan döken ABD, kızılderili rengini kanlarını dökerek bitirdi.

İnsan, Allah’ın koyduğu yasaları çiğnememeli. Çiğnerse ne olur? Yeryüzü yaşanmaz hale gelir.

Evet dostlar, Allah’ın kamerası sayısını bilmeyeceğimiz kadar çok boyutlu kayıt yapar. Bir örnekleme yapalım; Bir kameraman sizi yirmidört saat kayıt altına alsa ve bir gün sonra bu kayıtları, sizi tanıyan herkesle birliktr seyredeceğiz dese o yirmi dört saati nasıl geçirirsiniz? Mesela kimseyi aldatabilir misiniz, yalan söyler misiniz, hırsızlık yapar mısınız, yerlere çöp atar mısınız, kırmızı ışıkta gecer misiniz, kumar oynar mısınız, zina eder misiniz? Eğer memursanız ya da bir yerde çalışıyorsanız işten kaytarır mısınız, maaşınızı ya da yevmiyenizi hak etmeyecek bir şey yapar mısınız? Evde annenize, babanıza, hanımınıza, çocuklarınıza nasıl davranırsınız? Küfür eder misiniz? Bu örnekler çoğaltılabilir. Ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim, Hepimiz Allah’a ve hesap gününe inandığımızı söylüyoruz ama bizi bir veya daha fazla kameranın kayıt altına aldığını hiç aklımıza getirmiyoruz. Eğer bu bilinçle yaşasak emin olun dünya gül bahçesine döner. Biz hep uzak bir Allah tasavvuru ile yaşıyoruz malesef.

“(O halde, ey insanlar,) Allah’ın buyruğu ile geri dönüşün imkansız olduğu gün gelmeden önce Rabbiniz(in daveti)ne uyun! (Çünkü) o gün ne sığınacağınız bir yer bulabilirsiniz, ne de (yaptığınız hataları) inkar edebilirsiniz.” (Şûrâ 42:47).

Allah’ın kamarasının herşeyi kayıt altına aldığını unutmamak duasıyla.. Emanet olmanız gerekene emanet olun.