EY İMAN EDENLER – 3

Siz ey iman edenler! Kendinizin, ebeveyninizin ve akrabanızın aleyhine de olsa, Allah için hakka şahitlik yaparak daima adaleti tesis etmeye çalışın. O kimse zengin olsun fakir olsun, Allah’ın hakkı onların her birinin önüne geçer. O halde kendi arzularınıza uymayın ki adaletten uzaklaşmayasınız. Ama eğer hakikati çarpıtırsanız ve(ya) şahitlikten kaçınırsanız bilin ki Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” (Nisâ 135) Yalandan kacının her zaman dürüst olun.

Siz ey iman edenler! İman edin Allah’a, O’nun Elçisi’ne, O’nun Peygamberi’ne, peyderpey indirdiği ilahi kelama ve daha önce indirdiği mesaja! Zira kim Allah’ı, meleklerini, vahiylerini, peygamberlerini ve Ahiret Günü’nü inkar ederse, işte o derin bir sapıklığı boylamış olur.” (Nisâ 136). Kendini Müslüman zannedenler okuyun Allah’ın size gönderdiği kitabı, kendi yerinizi kendiniz belirleyen.

Siz ey iman edenler! Mü’minleri bırakıp da kafirleri müttefik (dost)edinmeyin! Siz kendi aleyhinize, Allah’ın önüne açık bir delil mi koymak istiyorsunuz?(Nisâ 144). Yoruma gerek var mı?

Siz ey iman edenler! Allah için, hakkı ayağa kaldırarak adaletin timsali olun ve birilerine olan nefretiniz sizi adaletten sapmaya sevk etmesin! Adil olun, bu Allah’ın koruması altına girmenin en kestirme yoludur: Artık Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun! Şüphe yok ki Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.” (Mâide 8). Allah’ın koruması altına girmek için ne zulmedin ne de zulme razı olun.

“Siz ey iman edenler! Hatırlayın Allah’ın üzerinizdeki nimetini! Hani size bir toplum el uzatmaya kalkışmıştı da, onların elinden sizi kurtarmıştı! Şu halde Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun! Ve mü’minler artık yalnızca Allah’a güvensinler.” (Mâide 11). Yatarak değil gereğini yaparak Allah’a güven.

“Siz ey iman edenler! Allah’a karşı saygılı olun ve O’na yaklaşma çabası içinde bulunun ve O’nun yolunda tüm gayretinizi harcayın ki kurtuluşa erebilesiniz.” (Mâide 35). Yani şunu da yapsaydım, diyeceğiniz bir şey kalmasın. Unutmamak gerek ki kulun gücü bitmeden Allah’ın yardımı gelmez.
Siz ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları müttefik edinmeyin! Onlar birbirlerinin müttefikidir. Sizden her kim onları müttefik edinirse, o onlardan olur. Şüphesiz Allah zulme gömülmüş bir topluma rehberliğini bahşetmez.” (Mâide 51). Üzüm üzüme baka baka kararır, ya da bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim.

“Siz ey iman edenler! İçinizden her kim dininden dönerse, iyi bilsin ki Allah zaman içerisinde onun yerine başka bir topluluk getirir; O onları sever, onlar da O’nu; mü’minlere karşı alçakgönüllü, kafirlere karşı onurlu davranırlar; Allah yolunda tüm çabalarını sergiler, kınayacak olanın da kınamasından korkmazlar: İşte bütün bu özellikler Allah’ın isteyene bahşetmeyi dilediği lutfudur. Zira Allah engin (lütuf) sahibidir, her şeyi ayrıntısıyla bilendir.” (Mâide 54). İslam bu topraklardan gitmez diye düşünmeyin. Siz iman etmeye gayret ederseniz burda kalır yoksa nerde sahip çıkılırsa oraya nasip olur, orda yeşillenir. (Örnek; Hani nerede Endülüs? Yani şimdinin İspanyası.)

Selam ve dua talebiyle.