İMAM HÜSEYİN – I

 

Aylardan Muharrem, günlerden Aşure. Muharrem ve Aşure deyince acizane benim aklıma Kerbela gelir. Nedir Kerbela? Olaylar nasıl gelişmiştir, neler olmuştur. O güne bir yolculuk yapalım ve o günü bir hatırlayalım..

Muâviye, hicretin altmışıncı yılında Recep ayının ortalarında Şam`da vefat etti. Muâviye`nin vefatından sonra Şamlılar Muâviye b. Ebi Sûfyan`ın oğlu Yezid`e bey`at ettiler. Yezid`in iktidara geçmesi saltanat seklinde gerçekleşti. Yezid, kendisinin bu şekilde idareyi ele alışına başta Hz. Hüseyin olmak üzere pek çok Sahabe`nin rıza göstermeyeceğini, hatta şiddetli tepkilerle karşılayacağını biliyordu. İktidarı elden kaçırmamak için çok süratli davranıyordu. Hemen Medine valisi Velid b. Utbe b. Ebi Sufyan`a bir mektup gönderdi.

Mektubunda şöyle yazıyordu: “Mektubum sana geldiği zaman, Hüseyin b. Ali ile Abdullah b. Zübeyr`i buldur, onların bana bey`atlarını al! Eğer, bey`attan kaçınırlarsa, boyunlarını vur, başlarını bana gönder: Halkın da bey`atlarını al, Bey`attan kaçınanlar hakkında, Hüseyin b. Ali ve Abdullah b. Zübeyr hakkında olduğu üzere, hükmü yerine getir, Vesselam.”

Yezidin; Medine valisine yazmış olduğu mektubunda Hz. Hüseyin`den ve ileri gelen sahabilerden bey`atlarını almasını, bu konuda gevşek davranmamasını istediği de kaynaklarda kaydedilir.

Yezid`in iktidarı ele almasından sonra Kûfeliler Hz. Hüseyin (r.a)`e mektuplar göndererek, onu dâvet edip, yanlarına geldiği takdirde kendisini Emirü`l-Mü`minin ilan edeceklerini üst üste yazdıkları mektuplarda belirtmişlerdi. Ayrıca şu anda emirleri olmadığından cuma namazına çıkmadıklarını bildirmişlerdi.

Hz. Hüseyin, Medine`den Mekke`ye gidip buradan Küfelilerle haberleşmeye başlamıştı. Kûfelilerin durumunu kesin olarak anlamak için de amcasının oğlu Müslim b. Akil`i Kûfe`ye göndermişti. Müslim Kûfe`de durumun iyi olduğunu, insanların bey`at için hazır bulunduklarını bildiren bir mektup gönderdi. Hz. Hüseyin bu haberden sonra kesin karar verip Kûfe`ye gitme hazırlıklarına başladı.

Hz. Hüseyin Kûfe yolculuğuna hazırlanırken, Abdullah İbn Abbâs, bu yolculuktan vazgeçmesini ısrarla istemişti. Aynı şekilde Abdullah ibn Ömer ve tabiunun ileri gelen âlimlerinden İmam Şa`bî de Hz. Hüseyin`in Kûfe`ye gitmemesini istemişler, özellikle Iraklılara güvenilmeyeceğini vurgulamışlardı. Ama Hz. Hüseyin Kûfe`ye gitme konusunda kesin kararlıydı.

Yezid, Hz. Hüseyin`in Kûfe`ye doğru yol aldığını haber alınca, Kûfe valisini değiştirmiş, Basra valisi olan Ubeydullah ibn Ziyad`a ek bir görev olarak, Kûfe valiliğini de vermişti.
Ubeydullah b. Ziyad, Kûfe valiliğini de üstlenince ilk iş olarak Müslim b. Akil`i çok feci bir şekilde şehid etti. Yezid, Kûfe valisi Ubeydullah b. Ziyad`a Hz. Hüseyin hakkında şu emri veriyordu: “Şimdi sen, benim istediğim gibi olmakta devam ediyorsun. Yaptığını akıllı ve beceriklilere yaraşır bir biçimde yaptın. Sebatlı, azimli bir kahraman saldırışıyla saldırdın. Başkalarına ihtiyaç bırakmayıp bu işin üstünden geldin. Bana erişen habere göre: Hüseyin b. Ali, Mekke`den ayrılmış, senin tarafına doğru gelmekte imiş. O`na hemen casusları kavuştur. Yollara gözcüler dik. Olanca duruşla bunun üzerinde dur. Seninle çarpışmadıkça sakın kimse ile çarpışma. Her gün, olan bitenlerin haberini bana yaz.”

 

Hz. Hüseyin’in Kufe yolculuğu ve sonraki olaylara önümüzdeki hafta devam etmek üzere… Selam, dua ve dua talebiyle.