EN BÜYÜK SORUNUMUZ: “KAHT-I RİCAL” YANİ ADAM KITLIĞI

Yazımın başlığında geçen ve en büyük sorun olarak belirtilen “adam kıtlığı” hakkında bazılarının şu şekilde sesleneceklerini tahmin ediyorum: “Adam kıtlığı mı” dediniz Sayın Yazarım, “etraf adam kaynıyor, her yerde istemediğin kadar adam var.” Evet, bu şekilde seslenenleri duyar gibiyim.

Buna rağmen ben ısrarlar diyorum ki, “bu Dünya’da Müslümanlar olarak en büyük sorunumuz “adam kıtlığıdır.” Hem tüm Dünya’da Müslümanların, hem de bu Ülkede bizim en büyük sorunumuz “adam kıtlığıdır.”

Maksadımı ve derdimi daha iyi anlatmak için, gelin “adam kıtlığı (kaht-ı rical)” derken kastımın ne olduğunu açıklayayım. Önce “adam kıtlığı” hakkında bazı tanım ve açıklamalarda bulunayım:

Adam kıtlığı (kaht-ı rical) nedir? Evet, eskiler “adam kıtlığı” demezlerdi. “Kaht-ı rical” derlerdi. Biz adam kıtlığı diyoruz. İster “kaht-ı rical” diyelim, isterse “adam kıtlığı” diyelim maksadımız, Devlet yönetiminde ya da özel sektör yönetiminde işin ehli, adil, çalışkan, dürüst, güvenilir, fedakar, mütevazi, şeffaf, hoşgörülü, iyi ve doğru insana olan ihtiyaçtır. Bu insan sayısı da sandığınız gibi çok değildir. Bilakis çok çok azdır.

Bu noktada hemen belirtmekte fayda var. Adam kıtlığı meselesi yalnız günümüze özgü bir mesele değildir. Tarihin bazı dönemlerinde adam kıtlığı bir mesele olmuştur.

Antik Çağda yaşamış Yunanlı Filozof Diyojen’in “adam arıyorum adam” diye gündüz gözüyle elinde fener dolaştığı bilinmektedir. Diyojen “adam arıyorum adam” derken esasında “dört dörtlük adam arıyorum. İşinin ehli ve çalışkan, doğru ve dürüst, saygılı ve hoşgörülü, güvenilir ve sadık adam” arıyorum” diye seslenmektedir.

Bir insan ki, “hem işinin ehli ve çalışkan olacak, hem doğru ve dürüst olacak, hem sadık ve güvenilir olacak ve hem de hoşgörülü ve saygılı olacak.” Bu dört özelliği üzerinde bulunduran insanı bulmak kolay mı? Bu zamanda bulmak zor olduğu gibi eski çağlarda da bulmak kolay değildir.

Yukarıdaki özelliklere sahip insanı bulmak çok zor, ancak, sokaklara bakarsan adam çok. Rastgele adam heryerde var. Sokaklardan adamdan geçilmiyor. Ancak, “adam gibi adam” bulmak zor.

Kaht-ı rical noktasında bakış açısı çok önemlidir. Konuya nasıl bakıyorsunuz? Diyojen gibi bakarsanız “adam bulmakta zorlanırsınız.” Konuya Devletin âli menfaatleri açısından bakarsanız da “adam bulmakta zorlanırsınız.” Ancak, konuya böyle bakmayıp da sathi ve yüzeysel bakarsanız, konuya şahsi çıkar ve gündelik menfaatler açısından bakarsanız, kaht-ı rical (adam kıtlığı) sorunu yoktur. Ortalıkta çok miktarda insan vardır. Mesela, bir yerde Bakan ya da Müsteşar oldunuz, bir ekip kuracaksınız, meseleye yukarıdaki iki açıdan birisiyle bakabilirsiniz. Devletin iyi işlemesi, etkili ve verimli bir yönetim kurulması, halkın beklentilerine en iyi cevap verilmesi noktalarında konuya bakarsanız “dört dörtlük adam ararsınız.” Ancak, maksat Devletin ve toplumun çıkarları değil de sizin şahsi çıkarlarınız ise ona göre bir yönetim kurarsınız ve bu noktada da kaht-ı rical sorunu yaşamazsınız.