EĞİTİMSİZ ÖĞRETİM (Zamane gençliği üretim merkezi)

Hani söz vermiştik Allah’a?

Çocuklarımızı hakkıyla yetiştirecek, ahlaklı ve erdemli bir gençlik arzusuyla onların üzerine titreyecektik?

Yaklaşan öğretmenler günü münasebetiyle, geleceğimizin emaneti çocuklarımızın yetiştirilmesinde bir misyon yüklenen öğretmenlerimizin öğretmenler günü kutlamalarını düşününce bu yazıyı yazmayı düşündüm.

Öğretmenlerimize tahsis edilen öğretmenler günü münasebeti ile protokol ve hiyerarşi içerisinde eğlenceler tertiplenerek halaylar çekilen,hediyelerle öğretmenlerimize övgüler ve methiyeler dizilen vitrinlik programları düşününce üzülüyor ve kahroluyorum.

Kapitalizmin hâkim olduğu sahte bir dünyada, Sahte insanlar… Sahte Yaşamlar…

Sahte davranışlar…

Bu mu yani? Başka?… Tamam. Görev bitti. Eskisi gibi tekrar bilinen yöntemle yola devam.

Bu mu; Öğretim ve Eğitimin amacı?

Unutmayın ki; “Amacı küçük olanların dünyası daküçük olur.” Öğretmenlik bir misyondur. Ahlak ve Erdemlik üzerine kurulmuş kutsal bir görevdir. Bu misyonu yerine getiren idealist öğretmenler daima dünyaya hükmetmişlerdir. Hayatın en büyük öğretmenleri şüphesiz peygamberlerdir ki;Kendilerini (insanı) ve dünyayı okuyarak hayatı öğrendiler.

Bu öğretilerini insanlığa öğreterek  yaydılar.

İşte… Dünyaya hükmetme böyle gerçekleşir.

“Hiçbir peygamber gelmemiştir ki, Çobanlık etmiş olmasın.”Yanlış anlaşılmasın.

Çoban hayvanı ıslah edip düzene koyarken

İnsanın çobanı da; İnsanı simya ( Topraktan altın çıkarma veya boş görünen insandan lider çıkarma sanatı) ile ıslah ederek Adem iken Adam eder.

Bundan yola çıkarak, Öğretmenlerimiz bu misyonu yüklenirken erdemlice, sorumluluk bilinciyle, önceliklekendi okuyup-öğrenerek bu birikimini insanlığa okutarak-öğreterek verebilmelidir.Ayrıca öğretmenlerimizin görevi yalnızca öğretmek değil, aynı zamanda öğrettikleriyle insanı eğitmesidir de.

“Eğitim ve Öğretim yılı” diyoruz, ama bu kağıt üzerinde yazılı metinden öteye geçmemiştir bu güne kadar.

Öğretim tamam! da, Eğitim nerde..?

Terbiye nerde? İlgililere sesleniyorum;

“Bilgi öğretiyorsunuz anladık! Peki, çocukların terbiye ve eğitimine ne zaman geçmeyi

düşünüyorsunuz?”

Eğitimsiz bir öğretimin vahametini düşünmek istemediğim kadar, öğretimin yanlış ve ahlaksız bir eğitimle ne gibi toplumsal yıkımlara sebep olacağını da hayal bile etmek istemiyorum.

Üç maymunu oynayarak her şeye Off(Kapalı) olmakla çözümsüzlük ve vakit geçiremeyiz.

Eğitim ve öğretim yılı metni;bir an önce reel bir öğretim, ahlaki bir eğitimle yoğrularak hak ettiğiyeri bulsun artık.İcraata dönüşmesini bekliyoruz.

Temennim odur ki; Her yıl periyodik olarak düzenlenenvitrinlik Öğretmenler gününün gerçek değerinin farkına varılması ve toplumun ıslahı ve geleceği için müspet adımların atılması. Bu yükün vebalinin çok büyük olduğunu ve bunun suçunu yalnızca öğretmenlere yüklemenin yanlış olduğunu,tüm toplumun, (Reis-i Cumhur’dan Başbakan’a, Bakan’danMülk-i amirlere, Kurumlardan Aile ’ye kadar herkesin)yanlışı ve suçu olduğunu vebu konu da herkesin görev ve sorumluluğunu bilmesi, bunun içinde önceliklekendini ve elinin altındakileri yetiştirmesi gerekir.Çünkü herkes bir öğrenci olduğu kadar öğretmendir de.

Okula gönderdim görevim bitti benim.Tüm sorumluluk artıköğretmenlerin demek cehaletimizin sonucu değil mi?

Biz istemeyi bilen fakat vermeyi sevmeyen zihniyettenkurtulmadıkça, her gün şikâyet ve veryansın etmektenasla kurtulamayız.

Bu böyle biline…