DİNDE AKLIN ÖNÜNDEKİ ENGELLER-3 – Kişi Merkezli Dini Anlayışlar –

Bazı insanları aşırı derecede yüceltip onlara insanüstü nitelikler atfetmek ve onlar ne derse doğru kabul etmek; aklı bağlayan, güdükleştiren nedenlerden biridir. İslam dini, kişi merkezli değil, ilke merkezli bir dindir.  Bazı insanları aşırı derecede yüceltip onlara insanüstü nitelikler atfetmek ve onlar ne derse doğru kabul etmek; aklı bağlayan, güdükleştiren nedenlerden biridir. İslam dini, kişi merkezli değil, ilke merkezli bir dindir. Din konusunda kim söylerse söylesin; sözün doğruluğunu belirleyen şey; doğru bir kaynak ile temellendirilip temellendirilmediğidir.Bir takım insanları şeyh, evliya, gavs, pir… vb şeklinde isimlendirmek ve onların havada uçtuğu, denizde yürüdüğü, aynı anda 2-3 yerde birden bulunabildiği, insanların içini okuyabildiği, çağrıldıklarında doğaüstü bir şekilde yetişip insanları kurtardığı, Allah’ı gördüğü ve onunla konuştuğu gibi efsaneler türeterek, onları nerdeyse bir yarı tanrı konumuna getirmek,aklı kilitleyen anlayışların başında gelmektedir. Böyle insanlar söz konusu olduğunda akla da kitaba da gerek kalmamaktadır, hatta haşa Allah’a bile…Onlar Allah’la konuşuyorsa, kitaba kim ihtiyaç duyar ki? Onlar her an her şeyi görüyorsa ve içimizi okuyabiliyor-larsa, Allah’tan önce onlardan korkulmaz mı?Onlara “yetiş” dediklerinde, nerede olurlarsa olsunlar yetişip insanları kurtarıyorsa, Allah’tan önce onlara dua edilmez mi?Onlar tüm bu üstün özelliklere sahip olduğuna ve bu doğaüstü hadiseleri gerçekleştirebildiğine göre biz kimiz? Haddimize mi aklımızı kullanalım, düşünelim! Onlar bizim yerimize düşünürler, karar verirler. Ne demişler, “şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır.”“Mürit, şeyhinin önünde, ölü yıkayıcısının önündeki ölü gibi olmalıdır” anlayışı böyle bir düşüncenin eseridir. İşte bu anlayış, akıl sahibi binlerce/milyonlarca insanı, efendisi için her şeyi yapmaya hazır, akılsız robotlara dönüştürebilmektedir. İnsanlık için ne büyük bir kayıp! Ve İslam’a yapılan ne büyük bir kötülük! İslam’a düşman olanlar bile ne kadar uğraşsalar, ona bu denli büyük bir zarar veremezlerdi.-“Çoğunluğu” kılavuz edinmek-Din konusunda aklı kullanmaya engel olan nedenlerden biri de, temel referans olarak insanların çoğunluğunu dikkate almaktır. Bir konuda genel kanaat ne ise ya da çoğunluk nasıl inanıyorsa; o yönde bir düşünce ve inanca sahip olmak için aklı kullanmaya lüzum yoktur. Kalabalıklar ne diyorsa onu tekrar etmek, neye karşı çıkıyorsa ona karşı çıkmak, ne tarafa gidiyorsa o tarafa savrulmak… Bu anlayıştaki kişiler; düşünmek, sorgulamak ve araştır-mak bir tarafa; düşünen, sorgulayan kişileri “bu kadar kişi yanlış mı biliyor” diyerek engellemeye çalışırlar.Aşağıdaki ayette(Enam 1116), tam da bu konu ile ilgili değerlendirme bulunmaktadır.“Eğer yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyuyorlar ve onlar sadece yalan uyduruyorlar.” Dolayısıyla kılavuzun “çoğunluk” olması, yüksek olasılıkla yanlış yolları tercih etmeye neden olacaktır.Ayrıca şu herkesin bildiği bir gerçektir ki, insanların çoğu tembelliğe yatkındır, kolayına geleni seçer, delile dayalı bilgiye değil, etkileyici / büyüleyici sözlere itibar eder.Bu kadar çok kişi söylüyorsa ve bunca yıldır inanılıyorsa, böyle bir bilgi veya uygulamanın yanlış olması mümkün değildir derseniz; düşünmezsiniz, sorgulamazsınız, araştırmazsınız.  Bu anlayışa sahip bir kişi, şayet Hıristiyan bir ailede doğmuş olsaydı, muhtemelen onun birincil savunucusu olurdu. Kiliseyi, onun akılla ve İncillerle çelişen öğretilerini sorgulamaz, dolayısıyla da ortada bir tutarsızlık göremezdi. Bunca insan inanıyorsa doğrudur, der geçerdi. Oysa kafasını kaldırıp bir baksa, kilisenin sunduğu öğretilerin, İsa’dan 300 yıl sonra Hıristiyan din adamları tarafından yapılan konsüllere dayandığını, onların kökeninde de başından beri İsa’ya düşman olan Pavlus olduğunu görebilirdi. Kilisenin sunduğu temel inanç esaslarının, Kitab-ı Mukaddese bile aykırı olduğunu görebilirdi. Bunu fark edebilenler çok azdır. Çünkü gerçekten düşünenlerin ve araştıranların sayısı çok azdır.Kolayına gelen yolu tercih ediyor; Bu kadar kişi yanlış mı diyerek çoğunluğa uyuyor. (ALINTI)