DİNDE AKLIN ÖNÜNDEKİ ENGELLER-1

Bu haftadan itibaren, beğeneceğinizi umduğum Demet Yaşar’ dan, katkıda bulunarak alıntı yaptığım bir yazıyı sizlerle paylaşmak istedim. Bu haftadan itibaren, beğeneceğinizi umduğum Demet Yaşar’ dan, katkıda bulunarak alıntı yaptığım bir yazıyı sizlerle paylaşmak istedim.Fıtrattan uzaklaşıldığı için ahlakın yaşanmadığı ve aklın en fazla geri plana itildiği, sorgulamanın en az gerçekleştiği konuların başında maalesef din gelmektedir. İyi okullara girmek, iyi bir kariyer sahibi olmak, para kazanmak veya bazı menfaatleri elde etmek için senelerce aklını kullanan, okuyan, düşünen insanlar; din konusuna gelince tam bir akılsız gibi davranabilmektedir.Bir eşya satın alırken kullandığımız akıl kadar bile din konusunda aklımızı kullanmıyoruz. Örneğin, bilgisayar alırken birileri, şu model iyidir, bunu al dese; onlara güvenmemiz için bu yeterli olmaz. Kanıt isteriz: İşlemcisi kaç çekirdektir, hard diski kaç gb’tır, batarya ömrü kaç saattir, işlemci hızı kaç ghz’dir… gibi onlarca soru sorarız. Çok sayıda farklı bilgisayarın özelliklerini inceleriz, kullanıcıların yorumlarını okuruz.  Ancak konu din olunca, her duyduğumuz hikâyeye bir anda inanıveririz. “Biliyor musun, bir gün peygamberimiz şunu şunu yapmış” derler ya da  “şu çok günahmış”, “kıyamet yaklaşınca şunlar şunlar olacakmış”, “şu duayı şu kadar kere okuyunca şu hastalığa iyi geliyormuş”, “şu hazret çok mübarek bir insanmış”, “şu türbede dua edince her dileğin gerçekleşiyormuş” derler ya; Sormayız! Nerede yazıyor, nereden öğrendin, kim söyledi diye…Hatta aklımızın ucuna bile gelmez.  Allah’ın verdiği aklı her konuda kullanırız da bir tek din konusuna gelince tam bir akılsız kesiliriz.Hayatımız boyunca yüzlerce kitap okuruz. Sadece okul hayatında bile her bir ders için günlerce çaba harcarız. Pisagor teoremiyle ilgili soru çözerken saatlerce kafa patlatabiliriz. Bir dil öğrenmek için kursa yazılır, her gün 3-5 saat aylarca onun için emek harcayabiliriz. SBS (TEOG), ÖSS (YGS/LYS), KPSS, TOEFL, ALES, YDS sınavları için harcadığımız emek toplamda seneleri bulur. Ancak ömrümüz boyunca Allah’ın gönderdiği 600 sayfalık bir kitabı okumaktan ve incelemekten yüksünürüz.Peki neden böyledir? Neden din konusu, aklın en fazla geri plana itildiği, sorgulamanın en az gerçekleştiği, doğrusunu anlamak için en az emeğin sarf edildiği konuların başında gelir? Bu durumun en önemli nedeni, kuşkusuz din konusunda aklı kullanmaya, sorgulamaya ve araştırmaya ihtiyaç duymayışımızdır. İhtiyaç duymuyoruz çünkü dini bilgi ve kabullerimizi doğru bir temele dayanan, sağlam kanıtları olan bilgilerle değil; başka yollarla elde ediyoruz. Bu daha kolayımıza geliyor. Din konusunda aklı kullanmanın önündeki engeller olarak kısaca şunları sıralayabiliriz:Dünyayı öncelediğimiz ve ahireti ötelediğimiz içindir.Çalışkanlığı değil tembellik ve rehaveti sevdiğimiz içindir.Allah’ı değil Kulları razı etme derdine düştüğümüz içindir.İmanı şirke tercih edip heva ve heveslerimize uyduğumuz içindir.İkiyüzlü bir karakter sergileyerek aklımızı beğendiğimiz içindir.Taassubiyet ve korkunun bizi Kör ettiği içindir.Kısacası İman etmeyip küfür de ısrarcı olduğumuz için olmasın sakın!