Davutoğlu’ndan Kılıçdaroğlu’na Tepki

Cumhurbaşkanı’na ‘diktatör bozuntusu’ diyen CHP lideri Kılıçdaroğlu’na bir tepki de Başbakan Davutoğlu’ndan geldi.


AK Parti İstanbul İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katılan Başbakan Ahmet Davutoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kurultayda Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan için sarf ettiği “diktatör bozuntusu” sözüne tepkiliydi.  Davutoğlu, “Cumhurbaşkanımıza yaptığı ithamı kendisine aynen iade ediyorum” dedi.

Başbakan Davutoğlu, şunları söyledi:

“1 Kasım’da büyük bir yenilgi, bir hezimet yaşayanlar hâlâ ders almış görünmüyorlar. Maalesef ders almış görünmüyorlar. Kemal Kılıçdaroğlu. CHP’nin olağan kongresinde yaptığı konuşmayla bunu bir kez daha ortaya koymuş oldu.

‘BU KÜSTAHLIĞI KENDİSİNE İADE EDİYORUM’

Bu kongrede çıkmış, Sayın Cumhurbaşkanımıza dönük olarak gerçekten bir siyasi lidere yakışmayan bir üslûpla, bir nezaketsizlikle tepki göstermeye kalktı, ithamda bulundu. Mesnetsiz suçlamalarla Cumhurbaşkanımızı, devletin en âli makamını itham etmeye kalktı. Kötü söz sahibinindir. Cumhurbaşkanımıza yaptığı ithamı,bu küstahlığı kendisine aynen iade ediyorum.”

“Milli Şef kavramını CHP üretmiştir. Her şeyden önce kendi geçmişlerine bakmalılar. Siyaset üretemeyince, hakaret üretiyorlar. Kabalaşıyorlar, çirkinleşiyorlar. Hakaret ettiği kişinin milletin yüzde 52 oyunu alan bir Cumhurbaşkanı olduğunu unutuyorlar. Saygısız olduğu kadar, basiretsiz bir söylemden çekinmiyorlar.”

“Siyasi hayatının tamamında ve yaşanan her krizde, ‘Buyurun milletin huzuruna çıkalım, demokrasi sandıktır, yani millet iradesidir’ diyen bir lidere, bir siyasi lidere diktatör demek sadece ve sadece kendini aldatmaktır. Çünkü halk hiçbir zaman aldanmadı, halk hiçbir zaman aldatılamadı.”

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ da, CHP Kurultayı’nda Cumhurbaşkanı’na eleştiriler sıralayan Kılıçdaroğlu’nun ifadelerine sert tepki göstermiş, “Biz bunu bir düşünce değil, ahlâksızlık olarak görüyoruz” demişti. Bozdağ, “Böylesi siyasete lanet olsun” diye konuşmuştu.

Kemal Kılıçdaroğlu konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan için “diktatör bozuntusu” deyince, kurultaya giden AK Parti’liler salonu terk etmişti.

Davutoğlu’nun konuşmasından diğer satır başları şöyle:

“Yeryüzünün en güzel noktasında, medeniyet tarihinin en muhteşem eserlerinin birinde, Sultanahmet Meydanı’nda masum canların kanına girdiği gibi Çınar’da masum çocukların, çınar olacak o küçük fidanların kanına girebilecek kadar alçaktır terör. Sultanahmet saldırısı bunun en somut örneklerinden biri olmuştur.”

“Bizim tek hedefimiz, güvenlik görevlilerimizi şehit eden, masum vatandaşlarımızı tehdit eden, öldüren, esnafımızın iş yerlerini kapatan ve yağmalayan, küçücük Kürt çocuklarını aldatıp, kalem tutması gereken ellere silah vererek ölüme gönderen, Türklere, Kürtlere, Araplara, Zazalara zulmeden bu terörü tümüyle ortadan kaldırmaktır. Tek gayemiz, bölgede terörist odaklarca baskılara ve zulme uğratılan insanlarımıza huzur ve emniyet ortamı sağlamaktır.”

“HDP’nin Türkiyelileşme diye sunduğu projenin çok yalan olduğu çok net ortaya çıktı. Bırakın Türkiye’yle ilgili bir sorumluluk sahibi olduklarını göstermeyi, sorumsuzluğun adresi ve şiddetin sözcüsü oldular.”

‘MÜLTECİLERİN AYAKLARINA ÇELME TAKILIRKEN…’

“Gaziantep’te Şerif Dağdelen. 70 yaşında bir emeklimiz. Tek başına yaşıyor. Tek başına hayatını sürdürüyor. Belki haberlerde görmüşsünüzdür, görünce hemen kendisini ben de aradım. Emekli maaşıyla geçinirken tam 8 nüfuslu bir Suriyeli aileyi evine alıyor ve onlara bakıyor. Dün telefonda görüştük. Kendisine milletimiz adına teşekkür ettim. Avrupa’da mülteci karşıtı gösteriler yapılırken, mültecilerin ayaklarına çelmeler takılırken bir yiğit insan, bir irfan sahibi insan, tek başına yaşayan Şerif amca, 8 nüfuslu bir aileyi evine alıyor, bağrına basıyor. Bu millet ne yüce bir millet, ne geniş gönüllü, engin gönüllü bir millet. Anadolu’nun görmüş, geçirmiş irfanı şahsında temsil eden bu Şerif amcalar olduktan sonra, Allah’ın izniyle bizim sırtımız yere gelmez; bu milletin, bu ülkenin sırtı, mazlum milletlerin sırtı yere gelmez.”

AKADEMİSYENLERİN BİLDİRİSİ

“Bir grup akademisyen tarafından imzalanarak yayınlanan bildiri. Üç gündür tekrar tekrar sorular sorarak kendilerini itham ediyorum. Ve diyorum, bir kez daha diyorum, hakkaniyetten oldukça uzak, gerçeklikten kopuk, ön yargıyla, Kandil zihniyetini yansıtan bir bildiridir ne yazık ki. Bu bildiri, terör örgütüne yönelik en ufak bir eleştiriye, ikaza ya da terörün saldırılarını doğrudan mahkûm eden bir duruşa sahip değildir. Aralarında, imza attıkları bildirinin muhteviyatına hâkim olmayan akademisyenlerin de olduğunu ben şahsen biliyorum. Bu türden hakkaniyetsiz girişimleri, hele terör örgütlerinin bu türden kanlı saldırıları ortadayken, bu imzaları anlamak mümkün değildir.”

“Bir yaşındaki Ecrin, Efe ve diğer çocukların cansız bedenleri yerde yatarken, terör örgütüne destek veren, terör örgütünü yok sayan böyle bir bildiriden imzanızı çekmezseniz, hayatınız boyunca söyleyeceğiniz her akademik söz şüpheyle karşılanacaktır. Sizler, her şeyden önce o çocuk bedenlerini zihninizde bir an tahayyül ediniz ve ondan sonra bir kez daha o bildiriyi okuyunuz.”

‘HÂLÂ VESAYETE NİYETLENENLER OLURSA…’

“Dibe vurmuş bir ekonomiyi ayağa kaldırdık, 13 yıl aralıksız büyüdük. Şimdi daha da nitelikli olarak büyümeye devam edeceğiz. Vesayetçi sistem geriledi, demokrasimiz güçlendi. Şimdi hâlâ vesayete niyetlenenler olursa onları da gerileteceğiz, demokrasimizi yeni anayasamızla daha da güçlü kılacağız.”

“Her türlü vesayet odağı, baskılar, darbe girişimleri, küresel istikrarsızlıklar, terör, ihanet şebekelerinin çabalarına rağmen bu başarıyı yakaladık. Bırakın içerideki her türlü zorluğu, sadece yanı başımızda, komşularımızda yaşanan problemler bile AK Parti hükümetlerinin dışında kimsenin başedemeyeceği sıkıntılardı. Gece, gündüz tüm kadrolarımızla bu sıkıntılara göğüs gerdik ama bu başarının asıl sahibi aziz milletimizdir.”

Kaynak: http://www.timeturk.com/