BAKMAK, GÖRMEK..

Unutulmamalıdır ki ilk vahiy, ilk emir Hira mağarasında Rabbimizin Cebrail aracılığıyla Resulullah’a (s.a.v) gönderdiği “oku” idi. Cebrail, oku diyordu ama ortada okunacak bir kitap yoktu. Peki neyi okumalıydı Resulullah ( s.av.)? Cevabı şu olmalıydı; Herşeyi. Ve Resulullah da öyle yaptı. Başta kendisine gelen vahiy olmak üzere her gördüğüne Allah’ın bir ayeti olarak bakıyor ve okuyordu. Bu yüzden olsa gerek çok isabetli kararlar verebiliyordu. Peki biz ne yapmalıyız? Nacizane birkaç şey sıralayalım..

Okumak, sadece kitap okumak değildir. Evet bilgiye ulaşmak için okumak lazım ama sadece kitapla mı olur bu iş? Şöyle bir okuma türlerini sıralarsak belki birinci sıraya kitap okumayı koyabiliriz. Diğer bir okuma türü ise, her yeni gördüğünüz şeyi size yeni nazil alan Allah’ın bir ayeti gibi okuyabilmektir. Ama bunların bir çoğunun içeriğini ve detayını anlamayabilirsiniz, anlamanız için araştırmanız ve üzerinde düşünmeniz gerekir. Üçüncü olarak dinleyerek okumak, bilgi edinmek sayılabilir. Araba kullanırken ya da başka bir iş yaparken kitap okuyamasınız ama dinleyebilirsiniz. Burada da dikkat edilmesi gereken husus dikkatlice dinlemektir. Hele ki bilgiyi başkalarına aktaran biriyseniz bazen dinlemek yetmez, not almanız gerekir. İyice anlamadan başkasına aktarırsanız hem anlatana hem bilgiye hem de anlattığınıza ihanet etmiş olursunuz. Dördünçü sıraya burunla okumayı koyabiliriz. Yani koklayarak okumak. Gözünüzü kapatsanız bile birçok şeyi görmeden kokusundan ayırtedebilirsiniz. Hatta bazen çok uzaklarda olan ve gözümüzle göremeyeceğiniz şeyleri dahi koklayarak anlayabiliriz. Beşincisi dokunarak okumak. Baktığınızda size yumuşak ya da sert gibi gözüken cisimleri ancak dokunarak ayırtedebilirsiniz. Bu da şu demek olur ki, gözleriniz bazen sizi yanıltabilir hatta çoğu zaman gözleriniz sizi yanıltabilir. Çünkü bakmakla görmek arasında çok büyük fark vardır. Örneklendirmek gerekirse cama bakan dışarıyı göremez ama camdan bakan da camı göremez. Saatinin markasına bakan çoğu zaman saatin kaç olduğunu bile fakedemez. Tabi burda bakış kontrolü çok önemli yani parmak ayı gösterirken parmağa bakanlar hiç bir zaman ayı göremeyeceklerdir. Aslında mesele neye baktığınız değil, nasıl baktığınızda. Evet dostlar gördüğünün yamuk olduğunu düşünüp de bakışının yamuk olduğunu düşünemeyenler, bakışlarını düzeltmedikleri sürece doğruyu göremeyecekler. Oysa Allah yeryüzünde öyle mucizeler yaratmıştır ki, bircoğumuz bunları farkedemeden ölüp gidiyoruz. Unutmamak gerekir ki bakış çok önemlidir. İnsan bakışından sorumludur.

Geçtiğimiz Pazar günü yapılan referandumun başta ülkemize ve insanlığa hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Bu referandum ülkemize başkanlık sistemini getirdi. Azerbaycan modeli diyebiliriz belki ama farkları var tabii ki. Mesela bir kişi iki seferden fazla başkan adayı olamıyor. Zaten aday olan da oyların yarıdan fazlasını almak zorunda..

Selam, dua ve dua talebiyle..